(2926 S. K. Geç. m. 7, m. 17) (1086 S. K. m. 389)
Dava: Davacı, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 1.1.1988 tarihinden itibaren iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve tahsis işlemi yapılarak yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Necla Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Mahkemece, davacının, 1.1.1988 tarihinden sonra geçen zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiş olması doğrudur. Öte yandan 1.1.1988 tarihinden itibaren davacının Sosyal Sigortalar Kurumu hizmetleri dışında kalan sürelerde zorunlu Bağ-Kur sigortalı sayılması gerektiğine ilişkin hüküm doğru ise de, tarım sigortalılığının hangi tarihlerden hangi tarihlere kadar sürdüğünün karar yerinde gösterilmemek suretiyle kararın infazında kuşku ve duraksamaya yer verecek biçimde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389. maddesi hükmünün göz ardı edilmiş olması isabetsizdir.
Yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin karara gelince, bu konudaki davanın yasal dayanağı 2926 Sayılı Kanunun 17. maddesi olup tarım sigortalılarına aylık bağlanabilmesi için sigortalının yazılı istekte bulunması, talep tarihinde prim borcunun bulunmaması, anılan maddede belirtilen yaş ve prim ödeme koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Öbür yandan, davacı, 4447 sayılı yasa ile 2926 sayılı yasaya eklenen geçici 7. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık bağlanma isteminde bulunduğundan, anılan geçici 7. madde koşullarının da gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının ne kadar prim ödediği, gerek Tarım Bağ-Kur Kanunu'nun 17. ve gerekse geçici 7. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı belli değildir. Mahkemece bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmamış olması keza anılan 17. madde ile geçici 7. madde koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde incelenmemesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy