(506 S. K. m.10, 26) (818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Y. Kurt Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Davalı Yusuf Kurt'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Kurumun aşağıdaki bent dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
Dava işe girişi süresinde Kuruma bildirilmediği ileri sürülen sigortalı F. Uyan'ın 13.3.1996 tarihinde meydana gelen iş kazasında malul kalması sonucu Kurumca işçiye yapılan Sosyal Sigorta Yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca rucüen ödetilmesine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Davacı Kurum 506 Sayılı Kanunun 10. ve 26. maddeleri uyarınca istemde bulunduğu halde sigortalının işe girişinin süresinde Kuruma bildirilip bildirilmediği yöntemince araştırılmamıştır.
Davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesinde göre sorumluluğu kusursuzluk ilkesine dayanır zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma verilmemiş ise işverenin Kurumun hak sahiplerine yaptığı yardımlardan 506 Sayılı Yasanın 10. maddesine göre sorumlu tutulması gerekir. Hakkaniyet indirimi yapılırken sigortalının müteferrik kusuru oranı da indirim yapılması halinde 26. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından hakkaniyet indiriminin sigortalının müteferrik kusurundan az olması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işveren O. Demirci'nin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca sorumlu tutulmasının gerektiğinin tespiti halinde işverenin % 100 kusurlu olduğunun kabul edilerek hesaplanacak tazminat miktarından yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda işverenin kusurunun Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50 sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak gerçek zarar tavanı belirlenmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy