(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 53)
Dava: İş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle davanın kısmen kabulüne ait hükmün süresi içerisinde temyizen tetkiki davacı ve davalılardan A. Bedri İ. Avukatınca istenilmesi ve davalı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.01.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı A. Bedri İ. adına Avukat Tansu Tezonarıcı ile karşı taraf adına Avukat Perihan Yücel geldiler. Sair davalılar adlarına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı tarih Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Gerçek zarar tavan değerlerinin her bir hak sahibi yönünden ayrı ayrı belirlendiği karar içeriğinden açıkça anlaşıldığından tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalılardan Y... Demir San. ve Tic. Ltd. Şti. işçisi olan sigortalının, hurda demirlerin araca yüklenmesi işini yapmaktayken, davalı A. Bedri İ.'ye ilişkin geminin vinç halatının kopması sebebiyle vinçle taşınmakta olan saç plakanın düştüğü yerden sıçrayıp kafasına çarpması şeklinde gerçekleşen iş kazası sonucu ölümü üzerine hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin 506 S. Kanunun 26.maddesi uyarınca tazmini amacıyla açılan davanın yargılaması sürecinde, iki kez keşif ve kusur incelemesi yapılıp biri ek olmak üzere üç adet kusur raporu düzenlenerek, raporlarda işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden değerlendirmelere dayalı olarak davalıların ve ölen sigortalının zararlandırıcı sigorta olayının gerçekleşmesine etken davranışlarından kaynaklanan kusur oranları belirlendiği halde, mahkemece karar gerekçesindeki açıklamalardan hareketle hüküm tesisi yoluna gidilmiş ve anılan raporların ulaştığı sonuçlardan uzaklaşılarak, sadece A. Bedri İ. ile vinç operatörü Necmi Ö.'in kusurlu oldukları ve tazminle sorumlulukları gereğine hükmedilmiş, her bir davalının kusur oranları ise belirtilmemiştir.
Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi olanaklı görülmeyip, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ait özel ve teknik bilgiler ışığında yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen raporlardaki görüşler Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 286. maddesi uyarınca kesin bir bağlayıcılığa sahip değilse de, özellikle hazırlık soruşturması sırasında alınan beyanlar, olay yeri tespit tutanağı eldeki davanın yargılaması sürecinde dinlenen tanık anlatımlarından, vinçle taşıma işleminin yapıldığı ortamdaki yükleme işi sebebiyle işveren veya gemi donatanı tarafından herhangi bir iş güvenliği önlemi alınmadığı, olay öncesindeki sürede taşıma işleminden haberdar edilen işçilerin tehlikeli bölgeden uzaklaşmalarına karşın olayın gerçekleştiği anda böyle bir haberin verilmediği ve bu yönde bir önlem alınmadığı, düşen parçanın yere çarpıp sıçrayarak sigortalının kafasına değmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sigortalıya verilebilecek baret benzeri iş güvenliği malzemelerinin ölümün gerçekleşmesini önleyici etkisi uzman kişilerce irdelenmeden sonuca varılmasına olanak yoktur.
Davalılardan Enver D.'nın satın aldığı hurda malzemeyi sair davalı şirkete satmak dışında eyleminin bulunmadığı dosya içeriğiyle sabit olduğundan, bilirkişilerin ve mahkemenin bu davalının kusursuzluğuna ait yaklaşımında usul ve kanuna aykırılık bulunmamakla birlikte, sair davalılar ile ölen sigortalının kusur oranları konusunda özellikle ceza yargılamasındaki ve sigorta müfettişi raporu ekindeki ifadelerle Borçlar Yasası 53. maddesi hükmü de gözetilerek işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderir nitelikte bir rapor alınmak suretiyle, dosyadaki bütün kanıtlar ışığında yapılacak değerlendirmeyle bir sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, Davacı avukatı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının A. Bedri İ.'ye yükletilmesine, davalılardan A. Bedri İ. avukatı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 21.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy