(3226 S. K. m. 8, 19)
Dava: Davacı, Finansal Kiralama Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca finansal kiralama konusu malların takip dışında tutulması gerektiğinden bahisle, haciz işleminin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın reddine karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacı şirketin Kuruma olan prim ve gecikme zammından dolayı 6183 S. Yasa uyarınca yapılan 97/2036 Esas s. takip dosyasında 09.01.1998 gününde hacze konu menkul malların finansal kiralama sözleşmesine konu olduğu ve 3226 S. Yasanın 19. maddesi uyarınca haczedilemeyeceğinden bahisle haczin kaldırılması talebine ilişkindir.
Mahkemece 22.01.2001 günlü bozma kararımıza yanlış anlam verilerek finansal kiralama sözleşmelerinin 3226 S. Yasanın 8. maddesi uyarınca kiracının ikametgahındaki noterlikçe yapılmadığı ve üçüncü kişilerin haklarını etkilemeyecek olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
3226 S. Yasanın 8. maddesi uyarınca finansal kiralama sözleşmesinin geçerliliği sözleşmenin düzenleme biçiminde noterlikçe yapılmasına ve taşınır mala dair sözleşmenin kiracının ikametgahı noterliğindeki özel sicile tescil olma koşuluna bağlıdır. Sözleşmenin kiracının ikametgahındaki noterlikçe yapılması maddede öngörülmüş koşul değildir. Herhangi bir noterlikçe düzenleme biçiminde yapılarak kiracının ikametgahı noterliğindeki özel sicile tescil edilen sözleşme geçerli olacaktır.
Mahkemece düzenleme biçiminde yapılan sözleşmelerin kiracının ikametgahındaki noter özel siciline tescil edilip edilmediği ilgili noterlik kayıtlarından araştırılmalı; tescilli hacze konu taşınır malların finansal kiralama sözleşmesine dahil olduğunun saptanması halinde bu mallar hakkındaki haczin kaldırılmasına, sözleşme konusu olmayan malların saptanması halinde ise bunlar hakkındaki davanın reddine; şayet sözleşmelerin noter özel siciline tescilinin bulunmadığının saptanması halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy