(506 S. K. m. 58, 80, 140) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davacı Kurumun, davalıya idari para cezası tahakkuk ettirdiği, İcra Müdürlüğü kanalıyla icra takbiine geçtiği,davalının itirazı üzerine de İcra İflas Kanununun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istediği görülmektedir.
Hemen söylemek gerekirse, Sosyal Sigortalar Kanununun 80.maddesinin dördüncü fıkrasına göre,Kurumun prim ve diğer alacaklarının süresinde ödenmemesi halinde "6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır".
Oysa somut olayda Kurum idari para cezalarının Kurumun diğer alacakları kapsamına girdiğini gözardı etmek suretiyle 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre değil İcra İflas Kanunu hükümleri gereğince takibe geçmiştir. 6183 Sayılı Yasanın İcra İflas Kanununa nazaran özel hükümler taşıdığı ve sözü edilen yasaya göre uygulama önceliğine sahip bulunduğu tartışmasızdır.
Anılan 67.maddeye göre açılan davaların koşulları, somut olayın özelliği itibariyle kendine özgü kurallar getirdiğinden açılan dava genel nitelikte bir dava olarak da görülemez. Davada, 67.madde koşulları gerçekleşmediği halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne hükmedilmiş bulunması isabetsizdir.
Öbür yandan Kurumun, Sosyal Sigortalar Kanununun 140. maddesine göre vermiş bulunduğu idari para cezasını Sosyal Sigortalar Kanununun 140. maddesi çevresinde kesinleştirmesi ve davalıya 6183 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca ödeme emri göndermesi,ödeme emrine karşı davalının dava açması gerektiği anılan Yasanın 58.maddesinin açık hükümlerindendir.
Hal böyle olunca,davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı düşüncelerle kabulü yolunda hüküm kurulmuş bulunması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy