(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen ve yaralanan sigortalılar ve hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün,davacı ve davalılardan İ... Sigorta A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı Kurumun rücu alacağı,haleflik ilkesi gereğince haksahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebilecekleri tavan zarar miktarı ile sınırlıdır.Mahkemece 25.09.2001 tarihli hesap raporunda belirlenen tavan ( gerçek ) zarar uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki;davalı İ... Sigorta A.Ş.tarafından ibraz edilen 12.06.1996 tarihli sigortalı K...n'ın haksahiplerinin vekiline banka aracılığı ile yapılan 100.000.000 liralık ödeme ve ibraname dikkate alınmadan tavan ( gerçek ) zarar hesabı yapılması ve davalı İ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğu belirlenirken bu ödemenin ve poliçe limitinin dikkate alınmaması,
Kabule göre de;4667 sayılı Kanun ile değişik 1136 Sayılı Avukatlık Kanun uyarınca çıkarılan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı Kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile dava tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Sosyal Sigortalar Kurumu ve davalı İ... Sigorta Anonim Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, oyçokluğuyla 16.12.2002 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI :
Somut olayda sigortalı, sürücünün kullandığı aracın çarpması sonucu ölmüş,Kurumca hak sahiplerine sosyal sigorta yardımı yapılmış ve bu yardımlar Sosyal Sigortalar Kanununun 26.maddesi uyarınca sigorta şirketi ile diğer davalılardan istenmiştir. Sürücünün, Kuruma karşı üçüncü kişi konumunda ve kazanın meydana gelmesinde suç sayılan hareketinin bulunduğu, davalı sigorta şirketinin de sürücünün kullandığı aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortaladığı tartışmasızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kurumun, sigortalının halefi olup olmadığı,hak sahiplerine iş kazası sigortası kolundan yapılan yardımların Kurumca Sosyal Sigortalar Kanunu madde 26 çerçevesinde davalı sigorta şirketinden istenebilip istenemeyeceği noktasındadır.
Hemen ifade etmek gerekirse öğretinin baskın görüşüne göre, bir hakkın halefiyet ilkesine dayandığının kabul edilebilmesi için yasalarda açık bir hükmün bulunması şarttır. Ayrıca halefiyete ilişkin hükümler istisnai hükümler olup genişletici yoruma tabi tutulamaz. Oysa ne 26.maddede ne de Sosyal Sigortalar Kanununun diğer maddelerinde Kurumun rücu hakkının halefiyet ilkesine dayandığına ilişkin bir hüküm mevcuttur. Hal böyle olunca Kurum, sigortalının halefi sıfatıyla sigorta şirketinden herhangi bir talepte bulunamaz.
Öbür yandan Kurumun, sigortalının halefi olduğu kabul edilse bile somut olayda sözü edilen 26.maddede öngörülen koşullar sigorta şirketi açısından gerçekleşmemiş olduğundan davalı sigorta şirketi Kuruma karşı yine sorumlu tutulamaz. Zira davalı sigorta şirketinin, zararlandırıcı sosyal sigorta olayının oluşmasında kasdı veya suç sayılır hareketi iddia ve ispat edilmediğinden 26.maddede öngörülen koşulların oluşmadığı açık seçik ortadadır. Kaldı ki sigortalının, sigorta şirketi hakkındaki talep hakkının yasal ve hukuksal dayanağı ne 26. ne de Borçlar Kanununun 41 ve ardından gelen maddeleridir. Talebin yasal dayanağı Karayolları Trafik Kanunu olup sigortalı, sigorta şirketiyle araç maliki arasında yapılan sigorta akdi çerçevesinde talepte bulunabilir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına ilişkin yerel mahkeme kararının çoğunluğun göstermiş olduğu nedenlerle değil burada açıkladığımız nedenlerle bozulması gerektiği görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy