(506 S. K. m. 26, 109)
Davacı, işkazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalı için yapılan sosyal sigorta yardımları üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemenin önceki 25.06.2002 tarih, 2001/390 Esas, 2002/355 Karar s. kararında Daire bozma kararına kısmen direnilmesine karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca; Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verildiği, ancak özel Daire bozma kararına işveren Orhan O. dışındaki davalılar M. Engin O. ve Orhan K.'a ait olarak kusur yönünden uyularak yeniden kusur ve hesap raporu alındığından bahisle buna ait temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hakimi Hüseyin Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra davacı Kurum ile davalılar M. Engin O. ve Orhan K. vekillerinin bu yöne ait temyiz itirazlarına münhasır olmak üzere işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacı Kurumun tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın kanuni dayanağını teşkil eden 506 S. Yasanın 26.maddesi kendine özgü haleflik ilkesine dayanmakta olup, Sosyal Sigortalar Kurumunun rücu alacağı; sigortalı ya da hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebilecekleri maddi tazminat miktarı ile sınırlıdır. Bu bağlamda, sigortalı ya da hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılıp kesinleşen maddi tazminat davasında hükme esas kılınmış hesap raporunda ön görülen maddi zarar miktarları halefiyet ilkesinin gereği olarak kurumun açtığı rücu davasında bağlayıcı nitelik taşımaktadır.
Somut olayda; her ne kadar sigortalının açtığı tazminat davasında yalnızca işveren Orhan O. taraf olup, M. Engin O. ile Orhan K.'a husumet yöneltilmemiş ise de o davada hükme esas kılınan 01.03.1999 günlü hesap raporunda ön görülen sigortalının maddi zarar miktarı (geçici işgöremezlik ödeneği de düşülmek suretiyle);Kurumun sigortalının halefi sıfatıyla açtığı iş bu rücu davasında; işveren yanında Sosyal Sigortalar Kurumu bakımından da bağlayıcıdır.
Hal böyle olunca; sigortalının işveren hakkındaki tazminat davasında taraf olmayan tazmin sorumluları için; Kurumun açtığı rücu davasındaki yargılama aşamasında, değişen asgari ücretlerin de gözetilmesi suretiyle yeniden dış tavan hesabı yaptırılarak sigortalının gerçek zarar tavanının, kesinleşmiş tazminat davasında alınmış hesap raporunda ön görülen üzerinde tespiti; 506 S. Kanunun 26. maddesine dayalı iş bu rücu davasının hukuksal temelini teşkil eden halefiyet ilkesine aykırıdır.
Kaldı ki Mahkemece, 03.10.2000 günlü ilk kararında; sigortalının gerçek zarar tavanının belirlenmesinde, bütün davalılar yönünden sigortalının işveren hakkındaki tazminat davasında alınmış hesap raporuna dayanılması ve Dairemizin önceki bozma kararında dış tavan hesabına yönelik herhangi bir bozma nedeninin öngörülmemesi karşısında; anılan 01.03.1999 günlü hesap raporunda saptanmış maddi zarar miktarı bakımından taraflar yararına usulü kazanılmış hak durumu da oluşmuştur.
Ne var ki, 506 S. Yasanın 109.maddesindeki prosedür kapsamında yapılacak inceleme sonucu zararlandırıcı sigorta olayı üzerine sigortalıda oluşan meslekte kazanma gücü kaybı oranının %48'den daha az oranda belirlenmesi durumunda; 01.03.1999 günlü hesap raporunda ön görülen kazanç kaybı miktarlarına sigortalının yeniden saptanan sürekli işgöremezlik oranı uyarlanarak dış tavan hesaplanmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalılar M. Engin O. ile Orhan K.'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy