(3201 S. K. m. 3, 6)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine ve aylığın kesildiği tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanunun 3. maddesi Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 tarih ve 2000/36, 2002/198 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında, yurt dışı hizmet borçlanması için artık kesin dönüş şartı aranmayacağından, öncelikle davacının borçlanmasının geçerli olduğunun kabulü gerekir. Ancak aylık tahsisini düzenleyen 3201 sayılı Kanunun 6. maddesi, iptal kararının kapsamı dışında kalmakla yürürlüğünü korumaktadır. Böylece aylık tahsisinden sonra gerçekleşen yurt dışı çalışma halinde, borçlanma iptal edilmemekle beraber çalışılan süre ile sınırlı olarak ödenen aylıkların istirdadında yasal zorunluluk vardır.
Somut olaya gelince, davacıya Türkiye'de 506 sayılı Kanuna tabi sigortalı hizmeti ile askerlik ve yurtdışı borçlanması dikkate alınarak 26.05.1997 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.1997 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığı, Kurum tarafından Almanya'da 26.09.1996 tarihinden 14.10.1997 tarihine kadar fiili çalışması sebebiyle yurda kesin dönüş yapmış sayılmadığı için 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanma işleminin iptal edilmesi sebebiyle, davacının yaşlılık aylığının iptali ile 01.06.1997-23.09.1998 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının istirdadına ilişkin Kurum işleminin iptali istenmiştir. Borçlanmanın geçerliliğinden hareketle aylık tahsisinden sonra ki dönemde davacının Almanya'da fiilen çalıştığı anlaşıldığından, bağlanan aylıkların iptal edilmemesi ancak durdurulması gerekmektedir. Davacıya Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi ve 506 sayılı Yasaya göre 01.11.1997 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Bu durumda davacının yurt dışından emekli olması nedeniyle 01.11.1997 tarihinde kesin dönüş yaptığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle borçlanmanın geçerliliğine, bağlanan yaşlılık aylığının 01.11.1997 tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespitine, ancak davacıya 01.06.1997-01.11.1997 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıkları ile keza 01.11.1997 tarihinden itibaren ödenen kısmi yaşlılık aylıklarından dolayı Kuruma borçlu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy