(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, 6077051 ve 5823420 sigorta sicil nolu dosyaların birleştirilmesine, isteğe bağlı sigortalı olduğu dönemlerdeki zorunlu sigortalı olduğu sürelerin iptaline ve emekliliğe hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının, Sigorta Müdürlüğünce isteğe bağlı sigortalılığının kabul edildiği 01.12.1990 tarihinden sonra 10.01.1994-01.06.1994 tarihleri arasında 54 gün zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştıktan sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesi kapsamında yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak yönünde Kuruma yazılı başvurusunun ve isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde makul süre içerisinde herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı, zorunlu sigortalılığın sona ermesinden sonra 01.06.1994-30.06.1998 tarihleri arasındaki primlerin sonradan muhtelif tarihlerde ( 18.06.1998 tarihinden başlayarak ) gecikme zammıyla birlikte Kuruma ödendiği özlük dosyasının incelenmesinden açıkça anlaşıldığından; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün ve 2003/10-375-356 sayılı kararında da benimsenen ilkeler doğrultusunda; isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren zorunlu sigortalılığın başladığı 10.01.1994 tarihine kadar ki isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerliliğine, zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihten sonraki isteğe bağlı sigortalılığın iptaline ilişkin Kurum işlemi yerindedir.
Ne ki, davacının isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde 18.06.1998 tarihinden itibaren prim ödemeye başladığı dikkate alınarak, bu ödeme tarihini takip eden aybaşından ( =01.07.1998 ) itibaren primi ödenmiş sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gereği de açıktır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy