(6183 S. K. m. 58) (506 S. K. m. 73, 80)
Dava: Davacılar, ödeme emrinin iptaliyle, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukuki nitelikçe, davalı işverene ait Libya'daki işyerinde "daimi işçi" statüsünde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak 1993/2-1996/12, 1990/4-1996/5 döneminde çalıştığı Kurumca saptanan sigortalılara ilişkin olarak %24,5 oranına göre tahakkuk ettirilen fark prim ek prim gecikme zammı ve faizini içeren ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nin 3. maddesi ile bu sözleşmenin uygulanmasına dair İdari Anlaşma'nın 2. maddesi hükmüne göre; Libya'da iş üstlenen Türk kuruluş ve şirketlerinde çalışan Türk daimi işçilerinin sosyal sigorta kollarından "hastalık sigortasına" ilişkin primleri Libya mevzuatına tabidir. Gene sözleşmenin ve idari Anlaşma'nın 3. maddesi hükmüne göre de; uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin primler ( işçi ve işveren payları ) ile maktu yardımlar Türk mevzuatı hükümlerine tabidir. Başka bir anlatımla hastalık sigortası dışındaki uzun vadeli sigorta kolları Türk Mevzuatına göre yerine getirilecek ve işverenler Türk sistemini aynen uygulayarak yükümlülüklerini prim borçlarını transfer etmekle yerine getireceklerdir. Ülkemizde Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi işçilerin uzun vadeli sigorta kollarından uygulanacak prim oranları ve bu prim oranlarına esas alınacak kazanç tutarlarına ilişkin 506 Sayılı Kanunun 73. ve devamındaki maddeleri, başka kural aranmasına gerek kalmadan, hastalık sigortası dışında aynen Libya'da Türk işçilerini çalıştıran işverenler hakkında da uygulanacaktır. Mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü yerindedir.
Ne var ki, Kurumun başlangıçta yukarıda öngörülen ilkelere aykırı biçimde Sosyal Sigortalar Kurumu yönetim kurulu kararı ile buna bağlı olarak çıkartılan genelge hükümlerine göre Libya'da iş alan Türk işverenlerin çalıştırdığı Türk uyruklu daimi işçiler için Türkiye'deki %24,5 prim oranı yerine Libya'daki prim oranlarını uygulayarak işverenleri yanıltması karşısında, iş bu yasal olmayan hatalı uygulamasının sonucuna katlanmalı ve işverenler fark prim miktarı bakımından 506 sayılı Kanunun 80. maddesi kapsamında primin süresinde ödenmemesinin müeyyidesi olan gecikme zammı ile sorumlu tutulmamalıdır.
Bu yönde, hukuki birlik ve güvenirlik ilkesi kapsamında; Libya'daki işyerlerinde çalışan daimi işçilerin Kuruma bildirimlerinin zamanında ya da eksik olarak yapılmış olup olmamasının; gecikme zammı bakımından kabulü gereken bu esası değiştirmeyeceği de söz götürmez. Ancak, işveren ve üst düzey yönetici yada yetkili; Kurumca iş bu fark prim oranı üzerinden tahakkuk ettirilen prim aslı ile eğitime katkı payının kendilerine tebliği tarihinden ödemenin gerçekleşeceği tarihe kadar ki dönem için gecikme zammı ile sorumludurlar.
Yine, gecikme zammı; primin ( ek primin ) süresinde ödenmemesinin yaptırımı ve Kurum alacakları yönünden faiz niteliğinde olduğundan herhalde gecikme zammına faiz yürütülmemelidir. ( Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 tarih 2004/104-94 sayılı kararı )
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yazılı biçimde istemin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy