(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16.07.1989 - 19.11.2001 tarihleri arasında ücretli olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Mahkeme davanın reddine karar verirken, davacının iddiasını yazılı delille ispat edemediği ve davacının dayandığı sağlık muayene kartının 506 sayılı Kanunun 40. maddesince işten ayrıldıktan sonra 6 ay süreyle sigortalıya tanınan bir hak olması itibariyle, bu belgenin delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği noktalarına dayanmıştır.
Hizmet tespitine ilişkin davalarda, davacı iddiasını yazılı delillerle ispatlayabileceği gibi, tanık beyanlarına dayanabilir. Ne var ki, bu tür davaların kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle mahkeme, iddianın inandırıcılığı üzerinde durmalı ve bu amaçla resen delil araştırması yaparak, elde edilecek delillerin gerçeğe uygunluğunu denetledikten sonra varılacak sonuca göre bir karar vermelidir.
Öte yandan dosyaya ibraz edilen sağlık muayene kartı, sigortalının 32. maddeye göre hastalık sigortasından yararlanması amacıyla düzenlenmiş bir belge olmayıp, 70. yıl Sağlık Ocağı Tabipliğinin 02.04.2002 günlü yazısında da açıkça belirtildiği gibi gıda işyerlerinde çalışan işçilerin periyodik sağlık muayenelerinin izlenmesi amacıyla düzenlenmiş bir belgedir. Davalı işverenin imzasını ve işyeri kaşesini ihtiva eden bu belge davacı ile davalı işveren arasında ihtilaflı dönemdeki Sosyal Sigorta ilişkisini gösteren bir yazılı delil niteliğindedir.
Davalı işverenin çalıştırmadığı bir kişi için muayene kartı düzenlemesi düşünülemeyeceğinden yazılı nitelikteki bu belge münderecatı ve bunu doğrulayan tanık beyanları karşısında davanın aynen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy