(1086 S. K. m. 388, 389, 417, 423)
Dava: Davacı, davalı Kurum tarafından eksik işçilik bildirildiği varsayımı ile ölçümleme suretiyle resen yapılan prim tahakkuk ve itirazın reddine ilişkin işlemlerinin iptaline ve sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı; resen ölçümleme yetkisini düzenleyen 4792 sayılı Yasanın 3917 sayılı Yasayla değişik 6. maddesinin 04.10.2000 tarih 24190 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 616 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile yürürlükten kaldırıldığını, buna rağmen noksan işçilik nedeniyle 865.683.524 lira prim aslı ve 5.168.130.638 lira gecikme zammı olmak üzere, toplam 6.033.814.162 liraya ilişkin olarak Kurumca resen borç tahakkuk ettirildiğini gerekçe göstererek, ilgili Kurum işleminin iptali ile sataşmanın önlenmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Mahkeme, temyize konu kararın gerekçe kısmında, hükme dayanak kıldığı 02.06.2003 tarihli hesap raporuna göre davacının noksan işçilik bildirdiğinin tespit edildiğini, dolayısıyla ileri sürülen iddia ve iptal isteminin yerinde olmadığını ve davacının noksan işçilik nedeniyle 793.789.771 lira prim ve 31.12.2001 tarihi itibariyle 4.738.924.932 lira gecikme zammı olmak üzere toplam 5.532.714.703 lira Kuruma borçlu olduğunu bildirmesine rağmen, gerek prim aslı gerekse gecikme zammı bakımından yapılan itiraz ve davaya konu edilen miktarları gözeterek; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/son ve 389. maddeleri ile aynı Yasanın 417/1 ve 423/6. maddeleri uyarınca kabule ve redde ilişkin tutarları hükmünde açıkça göstermediği gibi yargılama giderleri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarifeler gereğince vekalet ücretlerine ilişkin herhangi bir hükümde kurulmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy