(4447 S. K. m. 49) (506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 35/1,58)
Dava: Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava hukukî nitelikçe, dava dışı T. Ltd.Şti.'ne ait olup, yasal süresi içinde ödenmeyen 2001/9-2002/1 dönemine ilişkin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ile fer'ilerinin işveren limited şirketin ortağı ve üst düzey yöneticisi olduğundan bahisle davacıdan tahsili için 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında tebliğ olunan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından birini teşkil eden 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi hükmüne göre; "sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, yasal süresi içinde tahakkuk ve tediye etmeyen; işveren hükmî şahısların üst düzey yönetici ve yetkilileri; Kuruma karşı, işbu ödenmeyen sigorta primi borcundan dolayı işverenle birlikte, müteselsilen sorumludur. Bu bağlamda; üst düzey yönetici ve yetkililerin anılan madde kapsamındaki sorumluluklarına; 4447 sayılı Kanun'un 49. maddesi hükmünde, işsizlik sigortası primlerinin tahsili konusunda, 506 sayılı Kanun'un 80. maddesine yapılan atıf nedeniyle; işveren tüzel kişilerin ödenmeyen işsizlik sigortası primleri de dahil bulunmaktadır.
Hal böyle olunca da, davacının; ödeme emrine konu Kurum alacaklarının tahakkuk dönemlerinde, işveren limited şirketi temsil ve ilzam yetkisi olup olmadığı, bir başka anlatımla, anılan madde kapsamında üst düzey yönetici sıfatını taşıyıp taşımadığı ayrıca; davacının, işveren limited şirketin ortağı sıfatıyla 6183 sayılı Kanun'un 4369 sayılı Kanun'la değişik 35/1 maddesi hükmü kapsamındaki sorumluluğunun belirlenmesi yönünde; Kurum alacağının, işverenden tahsil imkânı olup olmadığı yöntemince ve gereğince araştırılıp irdelenmeden, bu konularda eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy