(506 S. K. m. 19, 20, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalı tarafından açılan tazminat davasında alınan bilirkişi raporunda iş kazasının gerçekleşmesinde işverenin kusurlu eyleminin %50 oranında etkili olduğu, bunun dışındaki %50 oranın ise kaçınılmazlıktan kaynaklandığı belirlenmiş, gerçek zarar tavanının hesabında ise kaçınılmazlığın bir kısmından da işveren sorumlu tutulmak suretiyle gerçek zarar tavanı %80 kusur oranı üzerinden hesaplanmıştır.
506 sayılı Yasa'nın 26/1. maddesine dayalı davalarda tazminle sorumluluk, işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırılıktan kaynaklanan kusurlu eylemi koşuluna bağlı olduğundan, bu tür davalarda işverenin kaçınılmazlıktan sorumlu tutulma olanağı bulunmadığı bu nedenle sigortalı tarafından açılan davada belirlenen gerçek zarar tavanının işverenin kusur oranına göre belirlenmesi gereğine 97/412 Esas 2001/288 Karar sayılı ilk rücu davasındaki hükmün onaylanmasına ilişkin ilamda değinilmiş, Kurum tarafından açılan ve kısmen Kabulle sonuçlanan 2002/256 Esas, 2002/658 Karar sayılı davanın yargılama sürecinde bu yönde gerekli hesaplama da yapılıp rapor dosya içeriğine katılmıştır.
Davacı Kurumun bu davadaki isteminin, işverenin %50 kusur oranı gözetilerek belirlenen gerçek zarar tavan değerinden sigortalının açtığı davada hükmedilen maddi tazminat miktarı ile önceki rücu davalarında hükmedilen meblağlar içinde yer alan peşin değerli gelirlere ilişkin kısımların mahsubuyla yapılacak tavan kontrolüne göre kalan tavan değerle sınırlı karar verilmesi gereği gözetilmeksizin, kaçınılmazlığın bir kısmında gözetilerek belirlenmiş tavan değerden hareketle kabul sonucuna varılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy