(2926 S.K. m. 6)
Dava: Davacı, zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı ile çakışan 218 günlük tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, çakışan süreler hariç 01.01.1987-31.12.1997 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava; davacının Zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortalılığı ile çakışan 1991 yılından 98 gün, 1992 yılından 26 gün, 1993 yılından 30 gün ve 1996 yılından 64 gün olmak üzere toplam 218 günlük tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, 01.01.1987 - 31.12.1997 tarihleri arasında ( dava konusu hariç ) tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli ve sürekli olduğunun tespitine, diğer tüm hizmet ve ödemelerinin geçerli olduğunun tespitine, böylece muarazanın önlenmesine ilişkin olup, yasal dayanağı 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur Kanunu'nun 6. maddesinin b bendidir.
Mahkemece davacının 1991, 1992, 1993 ve 1996 yıllarında geçen toplam 218 günlük zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi süresi ile çakışan 218 günlük tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline karar verilmesi isabetlidir. Ancak, davacının 01.01.1987-31.12.1997 tarihleri arasında sürekli biçimde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş olması eksik tahkîkat nedeniyle isabetsizdir. Zîra, 01.01.1987-01.02.1991 tarihli muhtar ilmuhaberi ile 08.10.2003 tarihli muhtarlık belgesi içeriği itibarîyle davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç ve bitiş tarihleri çelişkilidir. Bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Ayrıca davacının asıl işi ve uğraşının çiftçilik olduğu, geçimini çiftçilikten sağladığı hususunda gayrîmenkul mal varlığı Tapu Sicil Müdürlüğü'nden, Özel İdare Müdürlüğü'nden, Belediyeden sorulmalı, tüm deliller birlikte takdir edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Eksik inceleme ve tahkîkat ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy