(1479 S.K. m.Geç.10/1, 35)
Dava: Davacı, 01.07.2002 tarihi itibariyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilemeyeceğininin tespiti ile kesildiği tarih itibariyle yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle gerek 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 1. maddesi gerekse anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilerek iptal hükmünün yürürlüğe girmesinden sonra, 24.07.2003 kabul tarihli 4956 sayılı Kanunla 1479 sayılı Kanuna eklenen ve 02.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren geçici 18. maddesi hükmünde "1479 sayılı kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kuruma kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların, sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden başlayacağı" hususu öngörülmüşse de, sigortalıların; anılan kararnamenin geçici 1. maddesi ( subjektif kazanılmış hak teşkil eden borçlanmalarla sınırlı olarak ) ya da 4956 sayılı Kanunla 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 18. madde hükmünde öngörülen yasal koşullara uygun biçimde, 20.04. 1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıkları süreyi borçlanarak, borçlanma primini süresinde Kuruma ödemeleri halinde; borçlanılan bu sürelerin, ilişkin oldukları dönem için geçerli sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gereği karşısında; bu gibi durumlarda, 1479 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı tahsis koşullarının; anılan Kanunun 35. maddesinin 4447 sayılı Kanunla değişik ağırlaştırılmış hükmü çevresinde değil, geçiş dönemine ilişkin düzenlemeyi içeren geçici 10. maddesi hükmüne göre belirlenmesi gereğine, somut olayda da; davacı sigortalının, sigortalılık niteliğini taşıdığı sürelere ilişkin olarak 04.10.2000 tarihine kadar Bağ-Kur'a kayıt ve tescili yoksa da, anılan geçici 18. maddenin yürürlüğe girmesinden önce, 20.04.1982-04.10.2000 dönemindeki kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma süresini borçlanarak, borçlanma primlerini Kuruma ödemiş olmasına bu bağlamda, 1479 sayılı kanunun geçici 10. maddesinin 1. fıkrası delaletiyle aynı Kanunun 35.maddesinin değişiklikten önceki hükmünde, kısmî yaşlılık aylığı tahsisi için öngörülen koşulların; 19.06.2002 günlü tahsis talep tarihi itibariyle gerçekleşmiş bulunmasına göre;
Sonuç: Yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy