(506 S.K. m. 2, 6, 108)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 09.04.1979 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin 09.04.1979 olarak tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların sonuçta sigortalılığın tespiti istemini de içermekte olduğu söz götürmez.
Hal böyle olunca da, 506 sayılı Kanunun 108 maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti yönünde salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olması yeterli olmayıp ayrıca aynı Kanunun 2 ve 6 maddelerinde öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın da varlığı gerekir. Başka bir anlatımla; yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi kişinin işe girdiğini gösteren yazılı delil niteliğinde ise de fiili çalışmanın ortaya konması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.
Dava konusu somut olayda; davacının 09.04.1979 tarihli işe giriş bildirgesi Kuruma verilmiş ise de dönem bordrolarında adının bulunmaması karşısında; gerçek çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların varlığı aranmalıdır. Bu yönde; işveren ve Kurum nezdindeki çalışma dönemine ilişkin kayıtların, imha edilmiş olmaları nedeniyle Mahkemeye ibraz edilemediği olgusu da gözetilmek suretiyle aynı dönemde işyerinde çalışanlar, bu da mümkün olmazsa, sigortalının çalışmasının gerçek olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olabilecek kişiler saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddî ve hukukî esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi kabule göre de, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin hüküm fıkrasında; 09.04.1979 yerine maddî yazım hatası sonucu 09.04.1999 olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy