(506 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, 31.01.1997 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde, 05.10.2001 tarihinde de, önceki sözleşmeden doğan ihbar ve kıdem tazminatlarını ödemeyi kabul ettiğini belirtmiş ve davacı ile sözleşme imzalamıştır.
Mahkeme 31.12.2001 tarihli ibranamenin imzalanması şartıyla 01.01.2002 tarihli sözleşmenin imzalanacağının belirtilmesinin davacının iradesine baskı teşkil ettiğini belirterek ibranameye geçerlilik tanımamıştır.
01.01.2002 tarihli sözleşme ile davacı Bölge Müdürlüğüne getirilmektedir. Bu sözleşme ile davanın görevi ve yetkisi yükseltilmekte ve genişletilmektedir.
Davacıya Bölge Müdürlüğü görevi verilirken taraflar karşılıklı olarak anlaşmaya varmış ve ibralaşmışlardır. İbraname ve taahhütname başlıklı belge ile Ş... Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A..., Ajansında geçen hizmet süresini kıdem ve ihbar tazminatlarında değerlendirileceğini kabul etmekle tarafların karşılıklı olarak anlaşmaya vardıkları açıktır. Ayrıca davacının bir üst görevi kabul etmek için bazı haklarından vazgeçtiği anlaşılmakta ve Bölge Müdürlüğüne getirilen bir kişinin baskı ile bir belgeyi imzalayacağının kabulü hayatın olağan şartlarına aykırıdır.Yine örnekleri dosyaya sunulan başka davacılara ait kararlardan da görüleceği gibi, o şahıslar belgeleri ihtirazı kayıtla imzalamışlardır.Bu olgu dahi davacının serbest iradesiyle belgeyi imzaladığını ortaya koymaktadır.
Davacı yeni sözleşme ile çalışmasına devam ederken 07.01.2003 tarihinde iş akdine son verilmiş ve işverene verdiği aynı tarihli ibraname ile ":..hafta tatili ve genel tatil yevmiyelerini,fazla mesai ücretlerini..."aldığını kabul etmiştir.Mahkeme işverence ödenen miktarlar ile belge arasında açık oransızlıklar bulunduğu gerekçesiyle bu ibranameyi de geçerli kabul etmemiş ve makbuz hüviyetinde kabul etmiştir.Ancak ibranamenin makbuz hükmünde kabul edilebilmesi için miktar taşıması gerekmektedir... İbranamede hiçbir miktar yer almamakta ve davacı hiçbir alacağı kalmadığını açıkça kabul ve beyan etmekte olup,mahkemenin. ... tahsis nosu ile bağlanan işgöremezlik gelirinin, kaza tarihi olan 31.01.1997 tarihinde bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün,davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine,temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının 31.01.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 05.10.2001 tarihinden itibaren bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinin kaza tarihinden itibaren bağlanması gereğinin tespitine yönelik davasının yargılaması sonucunda, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı 11.06.1999 tarihli dilekçesiyle davalı Kurum'a yaptığı başvuruda 31.01.1997 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirtmiş,dilekçe ekinde,çalışma gücünü %35 oranında kaybetmiş olduğuna ilişkin tespit içeren İzmir Atatürk Eğitim hastanesi tarafından düzenlenmiş 22.12.1998 tarihli sağlık kurul raporunu da sunup gereğinin yapılmasını istemiş,davalı Kurum müfettişi tarafından bu başvuru üzerine yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 22.10.1999 tarihli raporla,olayın iş kazası olmadığı sonucuna varılmış.,ancak yeniden yapılan başvuru üzerine düzenlenen 09.07.2001 tarihli müfettiş raporu ise bu kez olayın iş kazası olduğunu tespit etmiş ve davacıya 05.10.2001 tarihinden itibaren gelir bağlanmıştır.
Kurum müfettişlerince inceleme yapıldığı dönemde derdest olan Aydın l.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/...Esas,2002/...Karar sayılı dava sonucunda verilen kararla da davacının çalışma süresinin tespiti yanında,"31.01.1997 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine ve davacının maluliyetine karşılık kendisine işgöremezlik ödeneği tahsisi gerektiğinin tespitine, "karar verilmiş ve hüküm temyiz incelemesi sonucu verilen onama kararıyla kesinleşmiştir. Sıralanan maddî ve hukukî olgularda, davalı Kurum'un 11.06.1999 tarihli dilekçe ve ekindeki sağlık kurulu raporuyla,sigortalının iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna girdiğinden haberdar olduğu,iş kazası nedeniyle sürekli işgöremezlik geliri bağlanması gereğinin kesinleşen mahkeme kararıyla da belirlendiği ve 506 sayılı Yasanın 31.maddesi hükmü de gözetildiğinde,davacıya 11.06.1999 tarihli başvurusunu izleyen üç aylık sürenin sonunda gelir bağlanması yasal gerekliliği gözetilmeksizin davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 30.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy