(2709 S. K. m. 73) (3065 S. K. m. 20) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 423, 438) (1479 S. K. m. 34, 35, 36, 37)
Dava: Davacı, 26.10.2001 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile bu tarih itibariyle alması gereken aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. M. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Bağ-Kur'un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava, sonucu itibariyle; davacı sigortalıya 26.10.2001 günlü tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.11.2001 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık sigortası kolundan aylık bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, sigortalı yönünden yaşlılık sigortasından tahsis koşullarının davanın açılmasından sonra gerçekleşmiş bulunması, giderek Mahkemece bu çevrede hüküm kurulması karşısında; davalı Kurumun, davanın açılmasına hal ve durumuyla sebebiyet verdiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca da; davalı Kurumun avukatlık ücreti ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; Anayasa'nın 73. maddesi, Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. düzenlemesini içermekte olup, öğreti ve uygulamada verginin yasallığı olarak adlandırılan bu ilke, vergi, resim, harç ve benzeri kamusal güce dayalı bütün yükümlülüklerin yasayla düzenlenmesi zorunluluğunu öngörmektedir. Vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi unsurların yanında, vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereği anılan hükmün zorunlu sonucudur.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan,
1-) Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.
2-) Bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder. düzenlemesindeki vergi matrahı tanımından hareket edildiğinde de, davada haksız çıkan tarafın, davada lehine hüküm kurulan tarafın vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelenemeyeceği gibi, aynı maddenin 4 numaralı bendi de, Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli Katma Değer Vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez. açık hükmünü içermektedir.
04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde yer alan, Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir. ifadesinin, yukarıda sıralanan yasal gerekler gözetilerek oluşturulmuş bir düzenlemeyi içermediğinden ve normlar hiyerarşisine uygun hukuksal bağlayıcılık kazanmış bir düzenleme niteliğini kazanmadığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesinde yer almayan bir unsurun da yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kuşkusuz bir kimsenin katma değer vergisi mükellefi olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıklar adli yargı yerinde çözümlenemez.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentleri içeriğinin silinerek yerine; Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına cümlesinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 10.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy