(506 S. K. m. 130)
Dava: Davacı, işkazasında ölen sigortalı işçinin haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 506 sayılı Yasanın 130. Maddesi kapsamında sigorta müfettişi tarafından düzenlenen raporun içeriğinden, davaya konu somut olayın; davalılardan işveren olarak adlandırılan Üzeyir Ş. tarafından satın alınan ve evinin terasında bulunan deponun kapısının yapımında kullanılacak profil malzemenin ip yardımıyla yukarıya çekilmesi sırasında Zekai Y.'ın elektrik kablolarına temas etmesi sonucu vefatı şeklinde meydana geldiği saptanmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine dair hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda; Zekai Y.'ın kendi ad ve hesabına çalışan bir kişi olması nedeniyle taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla da iş güvenliği önlemlerinin kendisi tarafından alınması gereğinden söz edilerek, olayın meydana gelmesindeki tüm kusurun adı geçen kişiye ait olduğu belirtilmiştir.
Maddi olgunun ve taraflar arsındaki hukuki ilişkinin belirlenmesi hakime ait bir görev olup, saptanacak esaslar çerçevesinde, kazanın meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişilerce sadece işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı hükümleri açısından teknik değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemece, öncelikle davalı Üzeyir Ş. ile zararlandırıcı olaya uğrayan Zekai Y. arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin saptanabilmesi için işin kapsamı, ayrıca zararlandırıcı olayının ne şekilde oluştuğu gerektiğinde mahallinde keşif yapılıp, dosya içeriğindeki tüm deliller ile birlikte takdir olunarak, varsa çelişkiler giderilerek belirlenmeli, tüm şüpheler giderildikten sonra oluşacak kanaat ile hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy