(5521 S. K. m. 1) (1479 m. 70, ek m. 11, 18) (818 S. K. m. 96)
Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, Eczacılar Birliği ile Kurum arasında imzalanan protokole göre 1998 yılında Bağ-Kur ile sözleşmesi olan eczanelerin en geç 30.04.1999 tarihine kadar sözleşme yapmaları halinde 01.01.1999-30.04.1999 tarihleri arasında ibraz edecekleri reçete bedellerinin ödenmesinin kararlaştırıldığı, 1998 yılında Kurum ile sözleşmesi olmasına rağmen davalının 1999 yılında sözleşme yapmadığı buna rağmen Bağ-Kur sigortalıları ile hak sahiplerine reçete muhteviyatı ilaçları temin ederek Kurumdan fatura bedellerini talep ettiği, sözleşmenin IV. Maddesinde öngörülen sürede Kurumca davalıya ödeme yapıldığı, sözleşmenin olmadığının anlaşılması üzerine davalıya haksız ödenen miktarın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, haksız itiraz ile durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkeme ise uyuşmazlığı esastan inceleyerek davayı kabul etmiştir.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 Sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir.1479 Sayılı Kanunun 70.maddesi Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır.
Somut olayda mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Sağlık sigortası kapsamında sigortalı ve hak sahiplerine sağlık hizmeti sunmakta olan Bağ-Kur 1479 Sayılı Kanunun Ek 18.maddesi ve buna dayanılarak çıkarılan Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliğinin 17.maddesi hükmü gereğince eczanelerle sözleşme imzalayarak ilaç temin etmektedir. Somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca davada 1479 Sayılı Kanunun Sağlık Sigortası ile ilgili Ek 11-17.maddelerinin uygulama yeri bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın bu Kanunun uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak yasada başkaca bir hüküm de mevcut değildir. Aksine, sözleşme hükümlerine aykırılıktan doğan bu davanın yasal dayanağı Borçlar Kanununun 96 ve devamı maddeleri olduğundan, davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekir. Uygulamada gerek Dairemiz ve gerekse konu ile ilgili 13. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu Kararları bu yöndedir.
Açıklanan sebeplerle, mahkemenin görevsizlik kararı vererek usul hükümlerine göre görevli mahkemeyi belirlemek üzere merci tayini yoluna gitmesi gerekirken, işin esasına girerek davanın reddi kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy