(2797 S. K. m. 14) (4447 S. K. m. 51) (4046 S. K. m. 21) (YHGK. 08.12.1999 T. 1999/9-994 E. 1999/1021 K.)
Dava: Sefa Eroğlu adına Av. Mehmet Aksoy ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü adına Av. Ahmet Tınaz aralarındaki dava hakkında Denizli İş Mahkemesi'nden verilen 07.11.2002 günlü ve 350/564 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davalı Avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Yargıtay 10 ncu Hukuk Dairesi'nin İş Bölümü alanı, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, Yargıtay Kanunu'nun 14 ncü maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı Yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak iş mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür.
İnceleme konusu karar, davacının işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağını teşkil eden 4447 sayılı Kanunun İşsizlik Ödeneğine Hak kazanmanın Şartları başlıklı 51. maddesinde, işsizlik ödeneğine hak kazanmanın ön koşulunun; sigortalının iş akdinin işveren tarafından haksız feshedilmiş ya da sigortalının anılan maddede tadadi olarak sayılan özel yasa maddeleri kapsamında işsiz kalmış olması şeklinde düzenlenmesine ve buna göre işsizlik ödeneğine ilişkin davaların kıdem ve ihbar tazminatı davalarına koşut bir inceleme ve araştırmayı gerektirmesine, iş akdinin haksız yere feshedildiğini ileri sürerek işvereni hakkında kıdem ve ihbar tazminatı, İş ve İşçi Bulma Kurumu hakkında işsizlik ödeneği istemiyle dava açan bir işçinin kıdem ve ihbar tazminatı istemine ilişkin davanın yasa gereği 9. Hukuk Dairesi'nce incelenmesinin zorunlu bulunmasına, iş akdinin haksız feshinden doğan işsizlik ödeneğine ilişkin davalarında, iş akdinin feshinin haklı ya da haksızlığı yönünde birbirinden farklı ve çelişkili kararların çıkmaması için 9. Hukuk Dairesi'nce incelenmesinin işin niteliğine ve yasa koyucunun amacına uygun bulunmasına, 51. maddenin (f) bendinde belirtilen 4046 sayılı Kanunun 21. maddesi kapsamında işsiz kalma halinin işsizlik ödeneğini gerektirmesine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.12.1999 gün ve Esas: 1999/9-994, Karar: 1999/1021 sayılı kararı ile anılan maddeden kaynaklanan ve davalı İş ve İşçi Bulma Kurumu aleyhine açılan iş kaybı tazminatına ilişkin davanın temyiz isteminin 9. Hukuk Dairesi'nce incelenmesi gerektiğine karar verilmiş bulunmasına göre belirgin şekilde 14 ncü maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin işbölümü alanı içine girmektedir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü dava dosyasının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, Başkan Resul Aslanköylü ve Üye M. Zafer Erdoğan'ın muhalefetlerine karşı; Üye Coşkun Erbaş, Sami Koçak ve Süleyman Caner'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 13.06.2003 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sayın çoğunlukla aramızdaki uyuşmazlık 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan davaların temyiz incelemesinin Yargıtay 9.Hukuk Dairesince mi yoksa 10. Hukuk Dairesince mi yapılacağı noktasındadır. Başka bir anlatımla bu konuda görev 9. Hukuk Dairesine mi yoksa 10. Hukuk Dairesine mi aittir?
Hemen belirtmek gerekirse davanın iş mahkemesinde açılması gerektiği uyuşmazlık konusu değildir.
4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nda göreve ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Her ne kadar göreve ilişkin herhangi özel bir hüküm getirilmemişse görev sorununun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiği öğretide ve uygulamada oybirliği ile kabul edilmiş usul hukuku gerçeklerindendir. Hal böyle olunca anılan Yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların genel mahkemelerde çözümlenmesi gerektiği düşünülebilirse de biz bu görüşte değiliz. Esasen sayın çoğunluk da anılan Yasadan doğan davaların genel mahkemelerde açılamayacağı görüşündedir.
Bizce yasa koyucunun 4447 Sayılı işsizlik sigortası Kanunu'na göreve ilişkin herhangi bir hüküm getirmemiş olması unutkanlık sonucu değil bilinçli bir suskunluktur. İşsizlik sigortası adından da anlaşıldığı gibi bir sosyal sigorta türü olduğuna göre, diğer sosyal sigorta türlerinde olduğu gibi bu sigorta kolundan kaynaklanan davaların temyiz mercii'nin 10. Hukuk Dairesi veya 21. Hukuk Dairesi olması gerekir. Nitekim İLO sözleşmesinde 9 sigorta türü sayılmış ve işsizlik sigortası bu 9 sigorta türü içinde sayılmış ve anılan sözleşme Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ayrı bir yasa ile onanmıştır. Dolayısıyla Sosyal Sigortalar Kanununun 134. maddesine göre sözü edilen Kanunun uygulanmasından doğan davalar üzerine verilen kararların temyiz inceleme yerinin 10. Hukuk Dairesi ile 21. Hukuk Dairesi olması gerekir.
Öte yandan 4447 Sayılı Yasa ile Sosyal Sigortalar Kanununda köklü değişiklikler yapılmış işsizlik sigortası da zımnen Sosyal Sigortalar Kanunu'na eklenmiştir. O nedenledir ki Yasa koyucu Sosyal Sigortalar Kanununun 134. maddesinin görev konusunda ihtiyaca cevap vereceğini düşünmüştür.
Açıklanan bu nedenlerle davanın 9. Hukuk Dairesine gönderilmemesi, Dairemizce incelenmesi gerektiği görüşündeyim.
İşsizlik sigortasının 506 Sayılı Kanun içinde düzenlenmemiş olması, onun sosyal sigorta niteliğini ortadan kaldırmaz. Nitekim Türkiye'nin taraf olduğu 1952 tarih ve 102 sayılı Sözleşmede 9 ana sigorta kolu sayılmıştır. Bunlardan biri de işsizlik sigortasıdır.4447 Sayılı Kanun ile sosyal güvenlik sistemimize dahil edilen işsizlik sigortası zorunlu bir sigorta koludur. Primler Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından tahsil edilmektedir. Sosyal sigorta yardımlarının Türkiye İş Kurumu tarafından yürütülmesi ise yapılan yardımın niteliğini değiştirmez.
Açıklanan sebeplerle, işsizlik sigortasına ilişkin uyuşmazlığın 10. Hukuk Dairesince çözümlenmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy