(5521 S. K. m. 8) (1086 S. K. m. 434) (2709 S. K. m. 129)
Davacı, İş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Ertuğrul Ö., Hanifi D., Mevlüt S., Mustafa D., Kemal P., Mehmet İ., Uğur Ç., Orman Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Olayda hüküm 11.03.2002 tarihinde temyiz eden Ertuğrul Ö.'e tebliğ edilmiş, temyiz ise 21.03.2002 tarihinde vuku bulmuştur. Davalı Hanifi D.'a hüküm 09.03.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz ise 02.04.2002 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. O halde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak davalılar Ertuğrul Ö. ve Hanifi D.'ın temyiz dilekçelerinin süre aşımı yönünden reddine.
2- Davalılar Kemal P., Uğur Ç., Mehmet İ.'nun 14.03.2002 tarihli temyiz dilekçeleri ile temyiz harcını yatırmadıkları, davalılara Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesi gereğince temyiz harç ve giderlerinin ödenmesi, aksi takdirde temyizen vazgeçmiş sayılacağının yöntemince ve yazılı olarak bildirilmesine rağmen süresinde ödenmediği anlaşıldığından davalılar Kemal P., Uğur Ç. ve Mehmet P.'ın temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmalarına,
3- Davacı Kurum ve diğer davalı Orman Genel Müdürlüğü temyiz itirazlarının reddine, davalı Mevlüt S. ve Mustafa D.'nin temyiz itirazlarına gelince;
Anayasanın 129/5 mad. hükmüne nazaran, memurlar ile diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. Giderek anılan maddede "yetkilerini kullanırken" deyimi uygulamada "görevlerini yaparken" biçiminde yorumlanmaktadır. Bu yönde Orman Genel Müdürlüğünde Orman Muhafaza Memuru olan davalılar Mevlüt ve Mustafa'nın zararlandırıcı sigorta olayının vukuu tarihi itibariyle memur statüsünde bulunup bulunmadığı araştırılmalı, memur statüsünde bulunması ve görevini ifa ederken kusuru ile sigorta olayının vuku bulmasının anlaşılması karşısında, husumet konusunun dava şartlarından olması ve mahkemece resen göz önünde tutulması ilkesine göre haklarındaki davanın husumetten reddedilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan konuda araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar Mevlüt S. ve Mustafa D.'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy