(506 S. K. m. 10, 26)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirlerle, yapılan harcama ve ödemelerin 506 Sayılı Yasanın 10 ve 26. maddesi uyarınca tazmini istemli davanın yargılaması sonucunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı Mehmet I.'ın sigorta sicil numarası, dava dilekçesi gelir bağlama kararı ve diğer sigortalılık belgelerinde 6691355 olarak belirtilmişse de, geri çevirme kararı üzerine getirtilen belgelerden, anılan sicil numarasının M. Emin K. adlı kişiye ait olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, anılan sigortalıya ait prim tahakkuk cetvellerinde sigortalı Mehmet I.'ın davalı işverene ait 457796 işyeri sigorta sicil numaralı işyerinden 1986-1995 yıllarındaki sürekli çalışmasının Kuruma bildirildiği görülmekte olup, daha sonraki tarihleri içerir prim ödemlerini gösterir belgeler ise getirtilmemiştir. Sigortalının işe giriş bildirgesinin elde edilemediği durumlarda dahi prim ödemesine ilişkin diğer bildirge ve bordroların verilip primlerin sürekli ve düzenli olarak ödenmiş olduğu durumlarda, işverenin 506 Sayılı Yasanın 10.maddesindeki koşullarda sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, bu nedenle sigortalıya ait özlük dosyası doğru sigorta sicil numarası ve tüm içeriğiyle getirtilip meslek hastalığının anlaşıldığı tarihten önceki dönemde işyerinden çıkışı bildirilip tekrar girişine ilişkin yukarıda açıklanan yasal yönteme uygun bildirim yapılıp yapılmadığı yönleri de gözetilmek suretiyle, anılan madde koşulları yönünden inceleme yapılmamış olması, yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkin hüküm kurulurken davalı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin de davacı tarafından karşılanmış gibi kabul edilerek tahsili yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy