(1479 S. K. m. 63) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 16.7.1997 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden sigortalı Süleyman T. hak sahiplerine Kurumca yapılan yardımların 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi uyarınca rucüen ödetilmesi istemine ilişkin olup, Mahkemece; kazanın meydana gelmesinden önce aracın freninin patlamış olduğu yönünde ceza davasında aldırılan ve olayın oluşmasında teknik arızanın 8/8 oranında etkili bulunduğuna dayalı rapora göre karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Borçlar Yasasının 53. maddesi ile hukuk hakimi, ceza davasında verilen beraat kararıyla bağlı olmayıp, davanın yasal dayanağı olan 63. Madde de belirtilen unsurlar dikkate alınarak inceleme yapılmalıdır.
Mahkemece kabul edilen kaza öncesi fren patlama olgusunun hangi nedenlerden kaynaklanmış olabileceği, fren sisteminde ki arızanın bakım noksanlığına dayalı olup olmadığı, kamyonun yükünün nitelik ve tonajının arızaya etkisi araştırılmalı, keza kayıt maliki olan diğer davalı Mahmut Ç.'ın kazadan önce aracın fren sisteminin bakımlarını yaptırdığına ilişkin teknik servis belge ya da kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, Yasanın diğer sorumlular kapsamında ele aldığı işleten in sorumluluğu olgusu dikkate alındığında olayda ki konumu irdelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken belirtilen yönde araştırma ve inceleme yapılarak sürücü İsmail Ç. ile, kayıt maliki işleten Mustafa Ç.'nın kusur oranları saptamadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Bağ-Kurun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy