(2918 S. K. m. 85, 98, 99, 108)
Dava: Davacı, trafik-iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, davacı ve davalılardan İ... Sigorta A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasında zorunlu mali sorumluluk sigortası ile motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere olan sorumluluğunun tamamı değil, sadece 85/1. Maddesi hükmü ile sınırlı bir güvence getirilmiş bulunmaktadır. Bu sigorta türünde, aracı sigortalayan sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarların en az tutarları, Hazine Müsteşarlığı'nca sigortaya konu olan motorlu araçların cinsleri dikkate alınmak suretiyle saptanmakta olup, tarifede saptanan bu limitler ile sınırlı kalmak üzere bir bölümü sigorta şirketince karşılanmakta, bu miktarın üzerindeki zararlardan ise işletenin sorumluluğu devam etmektedir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi içeriği ile davalı İ... Sigorta Anonim Şirketinin azami sorumluluğu 1.500.000.000- Lira olduğu ve ayrıca meydana gelen sigorta olayında zarar gören sigortalı hak sahiplerine bir kısım ödemede bulunduğu iddiası da dikkate alınmaksızın, hakkında 8.513.819.681-Lira rücu alacağına hükmedilmek suretiyle poliçe limitinin üzerine çıkılmış olması,
2- Davalı Sigorta Şirketi yönünden faize, temerrüt tarihinden itibaren karar verilmelidir. İlgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekirken peşin değerli gelirlerin onay tarihi ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faize karar verilmesi,
3- Kabule göre; davalı Kurumun rücu isteminin teselsül hükümlerine dayandırılmış olduğu dikkate alınmaksızın hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda belirtilen bu maddi ve yasal olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy