(1086 S. K. m. 275, 283) (506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, trafik iş kazasında malul kalan ve bilahare ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar : Davaya konu somut olayda; dava dışı K. İlaç ve Sağlık Ürünleri Anonim Şirketinde pazarlama ve tanıtım elamanı olarak çalışan 21 yaşındaki sigortalı Hülya B., Küçükçekmece de E/5 otoyolu, bariyerlerini aşarak geçmek isterken davalı Celal idaresindeki kamyonun çarpması sonucu meydana gelen trafik-iş kazasında vefat etmiştir.
Düzenlenen kusur raporunda davalı sürücü % 25 sigortalı % 50 dava dışı işveren ise; sigortalının nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda eğitim vermemekten dolayı % 25 oranında kusurlu bulunmuştur.
Kusur oranlarının saptanmasında, ihlal edilen mevzuat hükümleri belirlenirken, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatin de neler olduğunun eksiksiz bilinmesinde kusur raporuna ve dava dosyasına yansıtılmasında yasal zorunluluk vardır.
Bir karayolunun nasıl geçilmesi gerektiğine ait bilgiler, bireylere eğitim ve öğretimin her kademesinde verilmekte olup uyulmamasının sonuçları hayat tecrübeleri ile sabittir.
21 yaşında sağlıklı bir insana bu yönde bilgi ve eğitim verme yükümlülüğünden söz edilerek davacı kurumun rücu alacağını daraltacak şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümlerine aykırı şekilde düzenlenen kusur raporunun hükme esas olması isabetsizdir.
Belirtilen bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak; tümü, sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda uzman oldukları belirlenen kişilerden kusur raporu alarak yapılacak değerlendirme ile hüküm kurmak gerekirken yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy