(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı Zafer K.'ın rücu alacağından sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 Sayılı Kanunun 63.maddesinin 3396 Sayılı Kanunla değiştirilen 2.fıkrasında yer alan ... araç maliklerine... ibaresi Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarih ve 2001/343 Esas-2001/41 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu durumda; araç malikinin 1479 Sayılı Kanunun 63.maddesi kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak Yasanın öngördüğü diğer sorumlular kavramı kapsamında 2918 Sayılı Kanunun 3.maddesi hükmünde öngörülen tanım çevresinde işleten sıfatına haiz bulunması; başka anlatımla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür. Davalı Zafer K.'ın araç işleten sıfatına haiz olup olmadığı araştırılmalı, araç işleten sıfatının tespiti halinde rücu alacağından sorumluluğuna karar verilmelidir.
Keza davalının ehliyetsiz kişiye araç kullandırmaktan dolayı olayda kusurlu olduğu iddia edilmiş, karara dayanak alınan kusur raporunda davalının ehliyetsiz kişiye araç kullandırmaktan dolayı olayda kusurlu olup olmadığı irdelenmemiştir. Davalı Zafer K.'ın ehliyetsiz kişiye araç kullandırmaktan dolayı olayda kusurunun bulunup bulunmadığı, keza kaza ile zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı konusunda yeniden rapor alınmalı, kusurlu olduğunun saptanması halinde rücu alacağından sorumluluğuna karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy