(506 S. K. m. 26) (İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü m. 2)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava; 17.09.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %16 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalı işçi Hasan Ç. için Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca rucüen ödetilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece; zararlandırıcı sigorta olayında sigortalının %80, davalı işverenin %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Kusur raporlarının; 506 Sayılı Kanunun 26'ncı ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğinden, tarafların kusur oranlarının gerçeğe uygun olarak tespiti ve gerektiğinde kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için, işyerinde iş güvenliği tedbirlerini alma ve bu tedbirlere uyulması için gerekli eğitim ve denetim yetki ve sorumluluğunun işverenlere ait olduğu da dikkate alınarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişiler kurulundan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, oluşa ve işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun düşmeyen 10.10.2002 günlü kusur raporunun hükme dayanak yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy