(506 S. K. m. 20)
Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Zararlandırıcı sosyal sigorta olayı sonucunda, sigortalının % 100 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiği ve başkasının bakımına muhtaç olduğu tartışmasızdır. Kuşkusuz sigortalı kendisine baktırmak için başkasının yardımından yararlanacak ve yararlandığı kişi veya kişilere ücret ödeyecektir. Ödenecek bu ücretin peşin sermaye değeri, sigortalının bakımdan doğan zararıdır. Konu ülke genelinde düşünüldüğünde, kural olarak sigortalının kendisine asgari ücretle baktırabileceği üstün olasılık dahilindedir. Genel kural, bakım ücretinin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği biçiminde ise de, her somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle kanıtlandığı takdirde asgari ücretin üzerinde veya altında saptanacak her hangi bir ücret miktarı hesaplamaya esas alınabilir.
Bilindiği gibi 506 sayılı Yasa'nın 20/4. maddesi gereğince, şayet sigortalı bir başkasının bakımına muhtaç ise bağlanan gelir %50 oranında arttırılır. Bu durumda bakım ücreti hesaplanırken, mahkemece tespit edilen ve sigortalının gerçek zararını ifade eden tavanın %50 sinin bakım ücreti olarak kabul edilmesine olanak yoktur. Zira gerçek belli iken başka bir yöntemin benimsenmesi geleneksel tazminat hukuku ilkelerine aykırı düşer. Somut olaydaki gerçek ise, sigortalının bakım için ücret ödemesidir. Ödeyeceği ücret, tavanın %50 sinin altına inebileceği gibi üstüne de çıkabileceğinden, tavanın %50 sinin bakım ücreti olarak değerlendirilmesi düşünülemez. Sigortalının gelirinden bakım için bir miktar pay ayıracağı, bakım ücretinin ne miktar olduğu, sigortalının somut yaşam ve bakım koşulları göz önünde tutularak, açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırılıp bakıcı ücretini de içeren gerçek zarar dış tavan değerinin belirlenmesi, tavan denetlemesinin de buna göre yapılması gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy