(506 S. K. m. 10, 26) (657 S. K. m. 13) (2709 S. K. m. 129)
Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı ve davalılardan Cemal S. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum ile davalı Cemal'in sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalılardan işveren Uğur ve Hasan yönünden davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 10 ve 26.maddeleridir. Öte yandan yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, anılan Yasa maddelerine dayanılarak açılan bu tür rücu davalarında 10. maddenin uygulama önceliğinin bulunduğu açıktır.
Somut olayda ise, 10.maddenin öngördüğü yasal koşulların yeterince araştırılmadığı ortadadır. Bu yönde; sigortalının dava konusu işyerinde 15.05.1998 tarihinde işe başlamasından itibaren yasada öngörülen 1 aylık sürenin geçmesinden sonra 18.09.1998 tarihinde iş kazası meydana gelmişse de; işe giriş bildirgesinin, sigorta olayının meydana gelmesinden önce 07.07.1998 günü Kuruma verildiğinin saptanması durumunda; anılan madde hükmündeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca da, işe giriş bildirgesinin Kuruma verilip tarihi hiçbir tereddüde yer bırakılmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre 10.maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı irdelenmelidir.
3- Davada husumet; işverenler yanında iş kazasının vukuunda kusuru bulunduğundan bahisle Nevşehir Belediyesinde görevli inşaat teknisyeni Cemal'e de yöneltilmiştir.
Öte yandan; Anayasanın 129/5 maddesinde "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve Kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir." hükmünün öngörülmüş olmasına, keza 657 Sayılı Kanununun 13.maddesi de bu hususu amir olduğundan yetkilerini kullanırken deyiminin; uygulamada görevlerini yaparken biçiminde yorumlanmasına, normlar hiyerarşisine göre önce Anayasa ve sonra sırasıyla, Kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerinin uygulanması prensibinin hukukun evrensel kurallarından bulunmasına göre eylem veya işlemin görev kusuru olarak nitelendirilebildiği hallerde, kişisel kusura dayanılarak memur hakkında Adli Yargıda doğrudan doğruya dava açılmayacağı açıktır. Giderek yapılacak araştırma sonucu davalı Cemal'in açıklanan biçimde memur statüsünde çalıştığının saptanması durumunda, hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmelidir.
4- Hak sahiplerinden erkek çocuk Volkan, 02.04.1982 doğumlu olup, adı geçene iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası kolundan Kurumca bağlanan gelir; 18 yaşını ikmal etmesi üzerine kesilmiş ise de; Volkan'ın sonradan 18.09.2000 tarihinde yüksek okula kaydı nedeniyle yeniden gelire girdiğinin anlaşılması karşısında; bu hak sahibi erkek çocuk yönünden destekten yararlanma süresinin belirlenmesinde; 18 yaşın ikmalinden sonrası için de, yüksek öğrenim nedeniyle yeniden gelire girdiği tarihten başlayarak 25 yaşını ikmal edeceği tarihe kadar ki sürede esas alınmalıdır.
5- Hak sahiplerine uzun vadeli sigorta kolundan bağlanan aylığın; yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığına ilişkin olmadığının yapılacak araştırma sonucu anlaşılması durumunda; özellikle hak sahibi eş yönünden, dış tavan hesabına aktif dönemden sonra sigortalının bakiye ömrü ile sınırlı biçimde pasif dönem zararı da dahil edilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile davalılardan Cemal'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy