(1479 S. K. m. 24, 25, 35) (1086 S. K. m. 423)
Dava: Davacı, tarım sigortası ile diğer sigortalı hizmet sürelerinin birleştirilerek 16 yıl 11 ay 15 gün üzerinden, talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 24-25 ve 35 maddeleridir.
Davacı, 20.01.1985-08.07.1988 arası da Bağ-Kur sigortalısı olduğunu ve talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Davacının sicil dosyasında mevcut İşi Bırakma formlarına ve vergi dairesinin yazılarına göre 15.05.1984-20.01.1885 ve 08.07.1988-29.12.1997 tarihleri arasında Meram Vergi Dairesine, 29.12.1997-Devam şeklinde Ticaret Odası Başkanlığına, 14.11.1994 Devam şeklinde Konya Tornacılar Odası Başkanlığına ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğuna kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının B... Ltd. Şti. ortağı olarak 29.12.1997 tarihinde başlayan ve halen devam eden vergi mükellefiyeti de söz konusudur. Uyuşmazlık, davacının 20.01.1985-08.07.1988 arası meslek kuruluşlarında kaydının olmadığı, gene vergi kaydının bulunmadığı bu dönemde Bağ-Kur'lu sayılıp sayılmayacağıdır. Davacının 20.01.1985 tarihinde vergi kaydının silinmesi işini terk ettiğinin bir karinesidir. Bu karinenin aksinin, kendi nam ve hesabına çalışmanın sürdürüldüğünün davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Buna göre yapılacak araştırma sonucunda davacının 20.01.1985-08.07.1988 tarihleri arası kendi adına ve hesabına çalışmasının sürdüğü veya anılan dönem için Kurumca primlerin tahsil edildiğinin anlaşılması halinde talebin kabulüne, kendi nam ve hesabına çalışmasına son vermiş ve primlerde Kurumca tahsil edilmemiş ise 20.01.1985-08.07.1988 tarihleri arası dönem için talebin reddine karar verilmesi gerekir.
Ayrıca davacının yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin taleplerinin de bulunmasına göre niza konusu dönemin Bağ-Kur'lu sayılması halinde tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunup bulunmadığı 1479 sayılı kanunun 35. maddesindeki yaşlılık aylığına ilişkin şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Keza Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinde yer almayan bir unsurunda yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınamayacağından, katma değer vergisinin avukatlık ücretine dahil edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı mirasçılarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy