(506 S.K m.26) (1475 S.K m.73)
Dava: Davacı, İş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davalı şirketin Palandöken kayak tesislerinde paletli kar ezme araç operatörü olarak görev yapan sigortalı, pist üzerinde çalışma yaparken aracın devrilmesi sonucunda vefat etmiştir.
Hükme dayanak kılınan kusur raporunun, makine mühendisi oldukları anlaşılan bilirkişiler tarafından düzenlenerek, olayın tanımına ve niteliğine uygun düşmeyen, Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ve Karayolları Trafik Yasası hükümleri ile değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi incelemesine konu olan iş kazasının niteliği göz önünde tutulduğunda bilirkişi kuruluna dahil kişilerin konunun uzmanı olmadıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davalı tarafın, sigortalısını yapılan iş konusunda yurtdışına da göndermek suretiyle gerekli eğitimi almasını sağlandığı iddiası karşısında, buna ilişkin eğitim program ve belgelerinin ibrazı için kendilerine mehil verilerek, ayrıca kazaya neden olan aracın teknik özellikleri de saptanarak, Türkiye Kayak Federasyonunun bu konuda uzman kişilerin saptanması konusunda görüşüne de başvurularak belirlenecek bilirkişiler aracılığıyla kusur incelemesi yaptırılması gereği üzerinde durulmaması,
2-Hak sahibi eşin, olay tarihinde tek çocuklu ve 27 yaşında olduğu dikkate alındığında yeniden evlenme şansının bulunup-bulunmadığının, sosyo-ekonomik koşullar saptanarak, bulunduğunun anlaşılması halinde ise, bunun tavan miktarı doğrudan etkileyeceği dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy