(506 S. K. m. 26) (2918 S. K. m. 98, 99, 108)
Davacı, trafik iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava; 05.08.1996 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçi Nuri Elmas'ın hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davalı Celal D.'in zararlandırıcı sigorta olayında %50 oranında kusurlu olduğu ve bu davalıya ait 09 ZA 431 plakalı traktörün kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 Sayılı Kanunun 26. maddesindeki ardalık (halefiyet) ilkesi uyarınca Kurumun rücu alacağı; haksahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi tazminat miktarı ile sınırlıdır. Davalılar tavan incelemesi yaptırılmasını istemese dahi, yasa gereği ve hakkın özüne ilişkin bulunması nedeniyle, mahkemenin tazmin sorumlularının ödemesi gereken maddi tazminat miktarlarını belirlemesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde maddi tazminat (Tavan) hesabı yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği yönünden faiz başlangıcı (Temerrüt) tarihinin hiçbir duraksamaya sebebiyet vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98, 99 ve 108. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse Türkiye Sigorta ve Reasürans Sigorta Şirketleri Birliğinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının; Türkiye Sigorta ve Reasürans Sigorta Şirketleri Birliğinin aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.
Dava konusu somut olayda Kurumun Türkiye Sigorta ve Reasürans Sigorta Şirketleri Birliğine herhangi bir başvurusu bulunmadığından faiz başlangıcının dava tarihi (04.04.2001) olarak gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde gelir bağlama onay tarihi olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ve davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy