(506 S. K. m. 140)
Dava: Davacı, davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim ve buna bağlı gecikme faizi ile idari para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, 4792 sayılı Kanun'un 6. maddesine 3917 sayılı Kanun'la eklenen fıkralara dayalı olarak Sosyal Sigortalar Kurumu'na tanınan işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarına göre resen prim tahakkuk ettirmek, bir başka ifade ile ölçümleme hakkının, 04.10.2000 yürürlük tarihli 616 Sayılı Kanun Hükmünde kararnamenin 66. maddesi hükmü ile 09.07.1945 tarih ve 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 7, 21, 24 geçici 7 ve geçici 9 maddeleri hariç diğer hükümlerinin bu kapsamda 6. maddesi hükmünün yürürlükten, kaldırılması nedeniyle ortadan kaldırılmış bulunmasına; giderek iş bu 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 66. maddesi hükmünün 4792 sayılı Kanun'un 6. maddesinde öngörülen prosedür kapsamında kesinleşmemiş, bir başka ifade ile Kurum lehine sübjektif kazanılmış hak durumu oluşmamış tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gerekmesine göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle eksik işçilik bildirimine (ölçümlemeye) dayalı prim ve buna bağlı gecikme zammına dair usul ve kanuna uygun olan hükmün bu değişik gerekçeyle ONANMASINA,
İdari para cezasının iptaline ilişkin temyiz incelemesine gelince;
Kuruma eksik işçilik bildirildiğini saptayan ve bu nedenle de kayıtların geçersiz sayılması üzerine 1999 yılı Aralık ayına ait aylık bildirge ve dönem bordrosu vermemekten dolayı müfettiş raporuna dayalı olarak tahakkuk ettirilen idari para cezası aleyhine davacı tarafından Kurum ünitesine itirazda bulunulduğu ve itirazın reddi üzerine de iş bu davanın açıldığı görülmektedir.
506 Sayılı Yasanın 140.maddesi idari para cezalarına ilişkin olarak Kurumuca itirazı red edilenler kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesine başvurabilirler hükmünü içermektedir. Buna göre idari para cezalarına itiraz davalarına bakma görevi Sulh Ceza Mahkemelerine aittir. Mahkemece davacının idari para cezasının iptaline dair isteminin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy