(506 S. K. m. 23)
Dava: Davacı, işyerinde uğradığı saldırı sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükme esas alınan hesap raporunda hak sahibi eşin destek zararının sadece aktif dönemle sınırlı tutulduğu, pasif dönemin ise tavan hesabına dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Ölümle sonuçlanan sigorta olaylarında, hak sahiplerinin destek zararlarının sadece aktif dönemle sınırlı tutulabilmesi için, sigortalının sigorta olayı tarihindeki prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi bakımından yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını sağlayıp sağlamadığının ya da sağlayıp sağlayamayacağının belirlenmesi gerekir. Gelir bağlama kayıtlarında hak sahiplerine uzun vadeli sigorta kollarından aylık bağlandığının anlaşılmış olması karşısında; yapılan tahsisin yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olup olmadığı araştırılıp, yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olduğu saptanmadan hak sahibinin maddi zarar hesabının aktif devre ile sınırlı tutulması isabetsizdir.
3- Ayrıca, hükme esas alınan hesap raporunda hak sahibi Birsen'in in destek zararları evlenme yaşı olarak gösterilen 25 yaş ile sınırlı olmak üzere, rapordan önceki bir tarih olan 15.7.2002 tarihi ile sona erdirilmiştir. Kız çocukların 506 Sayılı Yasanın 23. Maddesinde ifade olunan gelirden yararlanabilmeleri için gerekli olan koşullardan ilki; evli olmamalarıdır. Gelire hak kazanabilmek için ise anılan maddede yaş koşulunun bulunmadığı, maddedeki yaşları ne olursa olsun ifadesinden anlaşılmaktadır. Destek zarar hesabında kız çocuklarının bakım ihtiyaçlarının, evlenme çağlarının kural olarak (kentlerde) geldiği kabul olunan bir yaşla sınırlı tutulması gereği varsayımsal olarak kabul olunmaktadır. Ne var ki bu kural, gerçeğin olasılıklara üstünlüğü ilkesini bertaraf edemez.
Gelir bağlama kararlarından hak sahibi Birsen'in rapor tarihinde henüz evlenmediği anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle ve öncelikle bu hak sahibinin medeni durumu Nüfus Müdürlüğünden saptanarak, evlenmediğinin anlaşılması halinde ise tavan zarar hesabının, rapordan sonra olmak üzere, ileri ki bir tarihte evleneceği kabul olunarak yapılmalıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy