(506 S. K. m. 26)
Davacı, iş kazasında malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kolipak Ambalaj San. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davalı Kolipak Ambalaj San.Tic.Ltd.Şirketinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmü uyarınca, duruşma için gerekli tebligat giderlerini vermediği anlaşıldığından, duruşma isteğinin bu nedenle reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı kanunun 26. maddesi olup; işverenin kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kasdı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılır bir eyleminin varlığı halinde mümkündür. Dava konusu gelirlerin bağlanması ve ödemelerin yapılmasına neden olan işkazası nedeniyle yapılan inceleme sonucu düzenlenen 21.8.1998 tarihli sigorta müfettişi raporunda, "Yapılan araştırmada, 506 sayılı kanunun 26. Maddesine göre, meydana gelen olayda işverenin sorumluluğu görülmemiştir." Görüşüne yer verilmiş, inşaat mühendisi ve işgüvenliği uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenerek hükme dayanak alınan 12.6.2001 tarihli bilirkişi raporunda ise, işverenin %70 oranında kusurlu bulunduğu sonucuna varılmıştır. Hal böyle olunca; Mahkemece işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur oran ve aidiyeti konusunda 506 sayılı yasanın 26. Maddesindeki ilkeler çerçevesinde inceleme içeren, sigorta müfettişi ile yargılama sürecinde alınan kusur raporları arasında oluşan yaklaşım farklılığı ve kusur aidiyeti konusundaki çelişkiyi gideren rapor alınarak, dosyadaki bilgi ve kanıtlar ışığında değerlendirmesinden sonra karar verilmesi gereği gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmayla sonuca varılması,
2- Davacı Kurumun rücu alacağının dış tavanını teşkil eden miktarı belirleyen 30.07.2001 tarihli raporun düzenlenmesi sonrasında, 11.4.2002 olan karar tarihinden ise önce yürürlüğe giren asgari ücret değerlerindeki artışın, sigortalının gerçek zarar tavan değerinin tespiti için yapılan hesaplamaya yansıtılmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy