(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 02.07.1988-31.10.1998 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu ve dahili davalı Bağ-Kur Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 2.7.1998-31.10.1998 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitini istemektedir.
Mahkemece, belirtilen devrede davacının Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağının, hizmet akdi ile SSK. Sigortalısı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadan, davacıya ait 2.7.1998 Tarihli işe giriş bildirgesinin ve anılan devreye ait dönem bordrolarının, Kuruma 26.5.2000 Tarihinde verilmesi nedeniyle Kurum tarafından geçerli sayılmadıkları, 30.6.1998 tarihinde başlayıp, devam eden vergi kaydı nedeniyle de Bağ-Kur tarafından sigortalı olarak kabul edildiğinin anlaşıldığı, yargılama sırasında ise, davacının; davalı şirkette 30-35 kişinin çalışmasına karşın hiç birini tanımadığı, işyerinde şoförlük yapmasına karşın, kullandığı kamyonun plakasını dahi hatırlamadığı yönünde, çalışma iddiasının samimiyetinden şüphe uyandıran sözleri ve ayrıca, tanıkların ise işyeri çalışanları olmayıp, seyyar köfteci ve çaycı olduğu da belirlenmekle, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile istemin kabulü yönünde hüküm kurmaya yeterli olmadıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalı işyerine ait dönem bordrolarından ve gerektiğinde komşu işyerlerinden saptanacak kamu tanıkları ile iddiaların samimiyeti denetlenmeli, işyerinin kayden faal görünmesine karşın, üretime fiilen devam edip-etmediği vergi, maliye mükellefiyet kayıtlarıyla incelenmeli, çalışmanın gerçekliği yönünde bir kuşku bırakılmamalıdır.
Diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Sistemimizde çifte sigortalılık söz konusu olmadığından her iki Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi sigortalılığın çakışması halinde baskın çalışmanın geçtiği Kurumdaki çalışmaya öncelik tanınması gerekir. Somut olayda; davacının Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamındaki zorunlu sigortalılığı uyuşmazlık konusu olan devredeki Bağ-Kur sigortalılığına dayanak oluşturan vergi kaydının niteliği ve beyan edilen gelirler de araştırılmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy