(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 01.06.1984-01.06.1988 tarihleri arasında asgari ücretle imamlık yaptığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı; Sosyal Sigortalar Kurumu ve Diyanet İşleri Başkanlığı aleyhine açtığı bu hizmet davası ile, 01.06.1984-01.06.1988 tarihleri arasında Yukarı Sarıkaya Köyünde imam olarak asgari ücretle çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkeme, 506 Sayılı Kanunun 79/10.maddesini nazara alarak, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar vermiştir. Ancak, bu davadan önce davacı aynı sürenin tespiti için, Sarıkaya Sulh Hukuk Mahkemesince hizmet tespiti davası açmış; kabule dair kararı Sosyal Sigortalar Kurumuna infaz için başvurduğunda; taraf olmadığından dolayı Kurum kabul etmemiştir. Bu durumda; davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10.maddesi mi? yoksa 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 3157 Sayılı Kanunla değiştirilen ve 2865 Sayılı Kanunla eklenen EK 47/c maddesi mi? olduğu açığa kavuşturulmalıdır. Anılan Yasanın 47/c maddesi ile halen devlet memuru olanlar maddede belirtilen belge ile tevsik edemedikleri köy imamlığında geçen hizmet süresini yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince verilmiş olan kararla tevsik edebilirler. Davacının halen kadrolu devlet memuru olduğuna dair dosyada hiçbir delil yoktur. Şayet, kadrolu devlet memuru olduğu saptanır ise, 3157 Sayılı Yasaya göre araştırma yapmak üzere Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, görevsizlik kararı verilmelidir. Aksi taktirde; 79/10.maddeye göre açılmış bir hizmet tespiti davası varsa, o taktirde davacının Sosyal Sigortalar Kurumundan şahsi sicil dosyası getirtilmeli, nerelerde çalıştığı sorulmalı, Sulh Hukuk Mahkemesinden aldığı ilamın Kurumca hangi tarihte reddedildiği araştırılmalı, ret tarihinden bu davanın açıldığı tarih arasında uzunca bir süre geçmemişse; göstereceği deliller toplanıp, yöntemince değerlendirilmeli; davacıyı çalıştıran köy tüzel kişiliğine de yöntemince husumet yöneltilmeli, göstereceği deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir.
İş bu maddi ve hukuki olgular yeterince değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik tahkikatla davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy