(506 S. K. m. 9, 10) (1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 43, 44)
Davacı, trafik iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi O. Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Sosyal Sigortalar Kurumunun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, işe girişi süresinde Kuruma bildirilmeyen sigortalı işçi Talat E.'ın 18.09.1997 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu ölümü üzerine Kurumca sigortalının hak sahiplerine yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, somut olayda, 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluştuğu ve zararlandırıcı sigorta olayında sigortalının %100 kusurlu olduğu dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Davalı işverenin 506 Sayılı kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek 26.02.2003 günlü raporla hesaplanan maddi tazminat miktarından, davalının kusursuz olduğu da dikkate alınarak, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca%50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak gerçek zarar tavanı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şeklide hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy