(506 S. K. m.9,79)
Dava: Davacı, davalı Kurum kayıtlarında hatalı yazılan soyadının nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, özlük dosyasındaki kimi belgelerde " Taşkıran, ya da Taşkesen " olarak geçen soyadının nufus kayıtlarına uygun "Taşkeser" olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitini istemekte olup istem, Mahkemece, davacının yeterli delil sunamaması nedeniyle "ispatlanamadığından reddine" karar verilmiştir.
Kuruma bildirilen belgelerin, 506 sayılı Yasanın 9. ve 79. Maddeleri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde öngörülen kimi bilgileri tam veya doğru yansıtmadığı iddialarına yönelik olarak açılan "aidiyet" davaları, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Gerçektende, sadece davada dinlenen tanık beyanları iddiayı doğrular nitelikte, ancak hüküm kurmaya yeterli değildir. Belirtilen nedenlerle, Mahkemece; resen, işyeri kayıtlarında davacı ile birlikte çalıştığı saptanacak kimseler dinlenmeli, hem davacının nüfus bilgileri, hem de hatalı olduğu iddia edilen kayıtları taşıyan bir kimsenin var olup olmadığı künye kayıtları dikkate alınarak ilgili Nüfus Müdürlüğünden sorulmalı, varsa isticvap davetiyesi gönderilip dinlenmeli, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy