(506 S. K. m.106) (818 S. K. m.61,66) (1086 S. K. m.76)
Dava: Davacı, 1.348.076.500 liranın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davalı İsmet M. aleyhine açılan davanın reddine, davalı Rezzan C. yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Rezzan C. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Rezzan C.'ın temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı Kurumun temyiz itirazlarına gelince;
Dava, Kurumun emekli sigortalısı durumunda bulunan davalılardan Rezzan'ın eşi Ahmet C. için, yasal koşulları taşımadığı halde, Kurum görevlisi ve ilgili servis şefi konumunda olan diğer davalı İsmet M. tarafından yeterli inceleme ve denetim yapılmadan Ahmet C. adına ( hak etmediği halde ) sağlık karnesi düzenlenmesi sonucu, buna dayalı olarak yapılan sağlık harcamaları nedeniyle Kurum'un uğradığı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminden ibarettir.
Bu haliyle davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 106 ve Borçlar Kanununun haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme ile ilgili hükümleridir.
Her ne kadar dava, Borçlar Kanununun genel hükümleri yanında anılan Yasanın 61-66 maddelerine dayandırılmış ise de, bilindiği gibi taraflarca serdedilen ( ortaya konulan ) olayların hukuki olarak ( tavsifi ) nitelendirilmesi ve hadiseye uygulanacak yasa maddelerinin tayin ve takdir yetkisi hakime aittir.
Nitekim, olayda Kurum görevlisi davalı İsmet'in denetim görevini ihmal ettiği bu sebeple de haksız fiilinin mevcudiyeti açıkça ortadadır. Öte yandan davanın teselsüle dayandığı da gözetildiğinde, istem konusu alacaktan dolayı davalı İsmet M.'nın dahi sorumlu tutulması gerekir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin adı geçen hakkında yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy