(2709 s. Anayasa. m. 60) (4721 S. K. m. 2) (1479 s. Bağ-Kur K. m. 24)
Davacı, fuzulen ödenen 7.764.992.334 liranın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde Bağ-Kur aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında ise isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Fuat V. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Sosyal Sigortalar Kurumu, davalı Fuat V.'a 1998 yılında bağladığı yaşlılık aylığını, Bağ-Kur tarafından sigortalılık başlangıcının hatalı bildirilmiş olduğu nedenle iptal ederek, 1.3.1998-21.9.2002 devresinde ödenen aylıkların tahsilini talep etmektedir.
Bağ-Kur özlük dosyasından; davalının, 1981 yılında Bağ-Kur'a verdiği giriş bildirgesinde doğum tarihinin 1.1.1957 olduğunu ve 30.9.1972 tarihi itibariyle de meslek kuruluşuna kaydolduğunu bildirmesi üzerine, Bağ-Kur tarafından 1972-1979 döneminde sigortalı olarak tescili yapılarak, primlerinin tahsil edildiği, 1998 yılında da 2829 sayılı Hizmet Birleştirme Yasası uyarınca bu sürenin sigortalı olarak aylık talebinde bulunulan Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirmesi üzerine, davacı Kurum tarafından davalıya yaşlılık aylığı bağlandığı, ardından ise Bağ-Kur'un 26.7.2002 günlü yazı ile davacı Kuruma, "davalının Bağ_Kur'a tecsil tarihi olan 1972 yılında 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle, sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 1.1.1975 tarihi olarak değiştirildiğinin" bildirilmesi üzerine, aylığın bağlandığı 1998 tarihinde koşulların oluşmayacağı nedenle davacı Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yaşlılık aylığının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Gerçektende, 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının 2229 sayılı Yasayla değişik 24/II-a Maddesi ile Bağ-Kur sigortalılığı 18 yaşın doldurulması ile başlamaktadır.
Ne var ki, davalı sigortalının Bağ-Kur giriş bildirgesinde doğum tarihini doğru olarak bildirmesine karşın Bağ-Kur, sigortalık başlangıcının saptanmasında hataya düşmüş, belirtilen devreye ait primleri tahsil etmiş ve davacı Sosyal Sigortalar Kurumuna da hizmet birleştirmesine esas olacak şekilde bildirmiştir. Tüm bu işlemlerde, davalı Fuat V.'ın Kurumları aldatmaya, yanıltmaya yönelik her hangi bir eyleminin olmadığı çok açıktır.
Tanımlanan bu hukuki ve maddi olgular karşısında davalının yaşlılık aylığının iptali ile aylıkların istirdadı, gerek Medeni Yasanın 2. Maddesi ile açıklanan " Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken doğruluk kurallarına uymakla yükümlüdür " şeklinde tanımlanan "objektif iyi niyet" kuralının, gerekse Anayasa'nın 60. Maddesi ile kişilere tanınan sosyal güvenlik hakkının ihlali anlamını taşımakta olup, belirtilen nedenlerle davalı Fuat V. hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Fuat V.'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy