(1479 S. K. m. 24) (4721 S. K. m. 3)
Dava: Davacı,20.04.1982 - 03.02.1988 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ile aksine olan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 20.04.1982 - 03.02.1988 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkeme, davacının dava konusu edilen sürede prim ödemesi bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, Bağ-Kur'un davacıyı, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olma koşullarına sahip olduğunu var sayarak,10.04.1992 tarihinde davacının Kuruma verdiği işe giriş bildirgesi ile geriye yönelik olarak 20.04.1982 tarihinden itibaren yapılan tescilin, 25.02.1981 tarihinde başlayan ve 07.08.1981 tarihinde biten vergi kaydı nedeniyle başlangıçtan itibaren 03.02.1988 tarihine kadar olan dönemin 10 yıl geçtikten sonra 18.06.2002 tarihinde iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bağ-Kur işe giriş bildirgesinde davacının vergi kaydının 25.02.1981 tarihinde başladığını görmüş, fakat sona erip ermediği konusunda bir araştırma yapmadan geriye dönük olarak davacıyı 20.04.1982 tarihi itibariyle tescil etmiştir.30.06.1994 tarihli prim ekstrasında 455.848 lira prim borcu olduğu ve sigortalılığın 20.04.1982 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır. Davacının tescil edildiği 20.04.1982 tarihinden 30.06.1994 tarihli hesap ekstrasının çekildiği tarih arasındaki prim ödemeleri ile ödenmesi gereken prim borcu Kurumdan sorulmamıştır. Ayrıca,1992 yılında çıkan aftan nasıl, hangi tarihler arasındaki dönem için yararlandığı araştırılmamıştır. Davacı celeptir. Kendi nam ve hesabına çalışıp- çalışmadığı konusunda göstereceği tanıklar dinlenmemiştir. Bağ-Kur'un Anayasadan kaynaklanan sosyal güvenlik ödevinin zorunlu sonucu olan inceleme, araştırma görevini yeterince yerine getiremediği görülmektedir. Tescilde itibaren 10 yıldan fazla bir süre geçtikten ve davacıya sosyal güvenlik yönünden ümit verdikten sonra,20.04.1982 - 03.02.1988 dönemine ilişkin sigortalılığın iptali Medeni Kanunun 3.maddesinde öngörülen iyiniyet kuralı ile bağdaşmaz.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular yeterince araştırılıp, yöntemince değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy