(506 S. K. m.26)
Dava: Davacı, iş kazasında malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı Kurumun tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tavan zarar hesabında, sigortalının aktif devre zararlarına, pasif devre zararlarının da dahil edilebilmesi için gerekli koşullardan birisi de, sigortalının, sigorta olayı tarihinde prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi bakımından yaşlılık aylığından yararlanma koşullarının oluşmadığı veya oluşmayacağının anlaşılmış olması gereğidir. Davalının bunu amaçlayan itirazı, temyiz aşamasında ise 5.2.2003 gününde sigortalıya yaşlılık aylığının bağlandığı iddiası karşısında, Mahkemece Kurum kayıtlarıyla, bu yöndeki fiili durumun saptanmasında yasal zorunluluk vardır.
Gerçektende, sigortalının yaşlılık aylığına hak kazandığının saptanması karşısında; "gerçeğin, varsayımlara üstünlüğü prensibi" uyarınca, bu fiili durum dikkate alınarak, dış tavan hesabında pasif devre zararının gözetilmemesi gerekecektir.
3-Anayasanın, 73.maddesi ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20.maddesi hükümlerine göre, lehine hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423.maddesi hükmüne aykırı olarak 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesi gereğince asgari ücret ile birlikte Katma Değer Vergisine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Türk Telekom AŞ.nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy