(1086 S. K. m. 423) (3065 S. K. m. 20) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 609.766.821 liranın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın davalı Yaşar yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davalılardan Yaşar'a askerlik borçlanmasına esas süresi de gözetilerek, 1.2.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış olup; sigortalının askerlik borçlanması için kurum görevlisi Mehmet'e verdiği paranın kurum kasasına yatırılmadığı ve kurum görevlisi olan diğer davalı Nezahat'ın da katılımıyla belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti üzerine, sigortalıya bağlanan aylığın iptali yoluna gidilmiş, yeni başvurusuna dayalı olarak hakettiği birikmiş aylıklarından 108.585.493 TL de fuzulen ödendiği iddiasıyla istirdadı istenen tutardan mahsup edilmiştir.
Yaşar dışındaki davalılar, eylemleri nedeniyle açılan kamu davasında yargılandıkları, Yaşar'ın ise suçtan zarar görmesi nedeniyle ceza yargılamasında katılan konumunda yer aldığı, suça iştiraki yönünde herhangi bir isnatta bulunulmadığı gözetildiğinde, kurum zararının oluşumunda katkısının bulunmadığı gerekçesinden hareketle bu davalı hakkındaki davanın reddine ilişkin karar yerinde ise de; hakkındaki dava reddedilen sigortalının birikmiş aylıklarından mahsup edilen meblağın diğer davalıların kuruma karşı tazminle sorumlu oldukları miktardan düşülmesi, kurumun bir kısım zararının hiç karşılanmaması sonucuna yol açacağından sorumluluğuna hükmedilen davalıların istemin tümünden sorumlu tutulması gereğinin gözetilmemesi,
Anayasa'nın 73. maddesinde tanımlanan "verginin yasallığı" ilkesinin, vergi yükümlülüğünün konusu, yükümlüsü, matrahı ve oranı gibi unsurların yanında, vergiden doğan ödev ve usul ilişkilerinin de yasayla düzenlenmesi gereğini içermesine, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan,
"1. Teslim ve hizmet işlemlerinde matrah, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedeldir.
2. Bedel deyimi, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade eder." düzenlemesindeki vergi matrahı tanımından hareket edildiğinde de, davada haksız çıkan tarafın, davada lehine hüküm kurulan tarafın vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelenemeyeceği gibi, aynı maddenin 4 numaralı bendi de, "Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli Katma Değer Vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez." açık hükmü karşısında, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesinde yer alan, "Bu tarifede yer alan ücretlere 3065 Sayılı Kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir." ifadesi, yukarıda sıralanan yasal gerekler gözetilerek oluşturulmuş bir düzenlemeyi içermediği ve normlar hiyerarşisine uygun hukuksal bağlayıcılık kazanmış bir düzenleme niteliğini kazanmadığından, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesinde yer almayan bir unsurun da yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınmış olması, ayrıca lehine vekalet ücreti hükmedilen davalının adının yanlış yazılması ve ücret miktarının tespitinde karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, belirtilen aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendi içeriğinin silinmesine, yerine "Mehmet ile Nezahat hakkındaki davanın kabulüne, 609.766.821 liranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle davacı kuruma ödenmesine," ibaresinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "27.064.000" rakamının silinerek, yerine "32.927.408" rakamının yazılmasına,
Hükmün (5) numaralı bendi içeriği de silinerek yerine "hakkındaki davanın reddine karar verilen ve davayı vekili aracılığıyla izleyen Yaşar lehine takdir edilen 100.000.000 TL vekalet ücretinin davacı kurumdan alınarak davalı Yaşar'a ödenmesine," ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1.7.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy