(1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya davacı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı Kurum bu davada sadece işveren konumundaki Ö... T... Ltd. Şirketinden rücu alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Dava dilekçesinde söz edilmeyen ve davada taraf bulunmayan diğer kişilerin kusurundan dolayı müteselsilen bir talep ileri sürülmemiştir. Bu durumda Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddelerinin ve müteselsil sorumluluk kuralının uygulanması mümkün değildir. Dava teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmamasına rağmen Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 74. maddede öngörülen taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde davalının % 20 kusuruna göre değil davada hasım gösterilmeyen kişilere isabet eden kusur toplamına göre % 70 kusur oranı üzerinden iç ve dış tavanın ( gerçek zarar ) belirlenmesi isabetsizdir,
Keza dış tavan hesabı yapılırken rapor ve hüküm tarihi itibariyle 30.06.2003 tarihine kadar asgari ücretin bilinmesine ve bu tarihe kadar bilinen dönem hesabı yapılması gerekmesine rağmen hesap raporunda bilinen dönemin 22.02.2003 tarihinde sona erdirilmesi isabetsiz ne var ki mahkemece hüküm kurulurken davalının hükmü bu yönden temyiz etmemesi nedeni ile davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu gözetilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy