(506 S. K. m. 23/V, 26)
Dava: Davacı, trafik İş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava; 03.09.1997 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine davacı Kurumca yapılan Sosyal Sigorta Yardımlarının davalı işverenden rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı yasanın 26. maddesindeki ardalık ilkesi uyarınca Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi tazminat miktarı ile sınırlıdır.
Davada husumet işveren Türkiye Taş Kömürüne yöneltilerek zararlandırıcı sigorta olayının vukuundan davalı işverenin % 62,5 davada taraf olmayan Belediyenin % 12,5 sürücü A... AŞ.'in % 25 oranında kusurlu olduğundan bahisle; rücu alacağının teselsül hükümleri çevresinde davalı işverenden tahsili istenmiştir.
Hal böyle olunca da; hak sahiplerinden eş ile erkek çocuk Sedat yönünden dış tavanı teşkil eden miktarın belirlenmesinde; 1997/2590 Esas sayılı kesinleşmiş tazminat davasında, hükme esas kılınan 20.10.1999 günlü hesap raporunda, bu hak sahiplerinin % 100 kusur esasına göre saptanmış maddi zararlarından; hak sahibi eş için, mahkemece kabul edilen eşin evlenme şansına dayalı indirim miktarı ile o davada hükmedilen maddi tazminat miktarının; hak sahibi Sedat için de o davada hükmedilen maddi tazminat miktarının indirilerek sonucuna göre ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek suretiyle dış tavan kontrolünün yapılması gerekirken aksinin kabulü ile adı geçen hak sahiplerinin gerçek zarar tavanlarının eksik saptanması;
Hak sahiplerinden 19.09.1982 doğumlu erkek çocuk Murat, karar tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal etmiş bulunmakla; 506 Sayılı Yasanın 23/V. Maddesi hükmü kapsamında Kurumca kendisine bağlanan gelirin kesilip kesilmediği araştırılarak; sonucuna göre gelir kesilerek fiili ödemeye dönüşmüşse, rücu alacağının ( =iç tavanın ) adı geçen hak sahibi yönünden fiili ödeme miktarına göre ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek belirlenmesi gerekirken bu konuda eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması;
Anayasanın, 73. maddesi ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20.maddesi hükümlerine göre, lehine hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmayan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423.maddesi hükmüne aykırı olarak 04.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21.maddesi gereğince asgari ücret ile birlikte Katma Değer Vergisine hükmedilmesi; Usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan; hak sahibi Murat'ın yüksek öğrenime devam ettiğinin anlaşılması durumunda; gerçek zarar tavanının hesaplanmasında, destekten yararlanma süresinin 25 yaşını ikmal edeceği tarihe göre belirlenmesi gereği de göz önünde tutulmalıdır.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy