(1479 S. K. m.35, 79)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aktif sigortalılığı tespit edilmediği taktirde ihtiyari sigortalı olarak tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: Davacı; 01.05.1985 tarihinde Bağ-Kur'a, vergi kaydına istinaden kayıt ve tescil edildiğini, 26.02.1987 tarihinde vergi kaydı son bulunca, prim ödemeye devam ettiğini, Bağ-Kur'un icra yoluyla bütün primleri tahsil ettiğini, fakat, vergide kaydının bulunmadığı dönemi sigortalı olarak kabul etmediğini, uyuşmazlık konusu edilen 26.02.1987 sonrasına ait sigortalılığın geçerli olduğuna, bu mümkün olmazsa bu devrenin isteğe bağlı sigortalı olarak kabulüne ve dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, 1985 yılından sonra prim ödemeye ara verdiğinden, Hukuk Genel Kurulunun son içtihatlarını gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Kanunun 35/c bendine göre; 55 yaşını doldurmak ve en az 15 yıl sigorta primi ödemek koşulu ile erkek sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanabilecekleri öngörülmüştür.Davacının vergi kaydı son bulduktan sonra (26.02.1987) 31.03.1987, 29.04.1987, 01.06.1987, 30.06.1987 ve devamındaki aylarda Bağ-Kur'a prim ödemeye devam etmiştir.Zorunlu sigortalılık bittikten sonra davacının prim ödemiş olması, 1479 Sayılı Kanunun 79. maddesi anlamında isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyduğunu göstermektedir.İsteğe bağlı sigortalılık başlayınca, ya feragatla, ya da zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başlayınca sona erer.Davacının böyle bir durumu yoktur.Davacı 1946 doğumludur.Kuruma 03.01.2002 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunmuştur.Dosyada mevcut hesap ekstresinde 29.03.2001 tarihi itibariyle prim borcu bulunmamaktadır.Şayet, tahsis talep tarihinde prim borcu yoksa, 01.02.2002 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanmalıdır.Aksi takdirde, prim borcunu yatırdığı tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy