(506 S. K. m. 26, ek. m. 12) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Davacı,iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün,taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeni ile Kurum'un uğradığı zararın davalı işverenden 506 sayılı Kanun 26.madde uyarınca tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanun'un 26.maddesi olup, Kurum'un rücu alacağının tavanı sigortalının tazmin sorumlusundan talep edebileceği zarar miktarıyla sınırlıdır. Kurum'un bu rücu hakkı halefiyet esasına dayanmakta olup,zararın belirlenmesi aşamasında da kural olarak, tazmin sorumlusunun sigortalıya ödediği maddi tazminat miktarının Kurum'un talep edebileceği tavan zarardan düşülmesi gerekir.Mahkemece davalı şirketin yaptığını ileri sürdüğü çek ödemeleri ile ibra konusu miktarın davalı şirketçe haksahiplerine ödenip ödenmediği araştırılmalı, ödemenin resmi nitelikte belgelerle yapıldığı anlaşıldığı taktirde maddi tazminat karşılığı ödeme miktarı, davalının sorumlu olduğu gerçek zarar miktarından düşülmelidir.Bu yönde Kurumca 506 sayılı Yasa'nın ek 12.maddesi kapsamında hak sahibi kız çocuğuna yapılan ve davaya konu edilen evlenme yardımının;dış tavan sınırlamasına dahil bulunmadığı hususu da gözetilmelidir.
3- Kabule göre de;davanın kabul ve reddedilen kısımlarının toplamı dava dilekçesindeki miktara ulaşmadığından arada kalan fark 125.284.043,28 liranın kabul mü red mi edildiği konusunda karar verilmemesi de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 ve 389. maddesine aykırı olduğundan isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy